Yem sanayicileri, Türkiye'nin yem üretiminde AB'de birinci, dünyada ise yedinci sırada yer almasına rağmen, kuraklık ve artan ithalat baskısı nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor. Sektör temsilcileri, yağlı tohumlu bitkilerin ekiminin teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyor.
TÜRKİYE YEM ÜRETİMİNDE GÜÇLÜ BİR KONUMDA
Karakuş, Türkiye'nin 29,3 milyon ton karma yem üretimiyle Avrupa ülkeleri arasında lider olduğunu ve dünya sıralamasında da önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Ancak, son dönemde yaşanan kuraklık, hububat ve yem ham maddesi üretimini olumsuz etkiledi. Bu durum, üretim maliyetlerini yükseltirken, hayvansal üretimi de tehlikeye atıyor ve ithalata bağımlılığı artırıyor.
KURAKLIK VE İTHALAT BASKISI SEKTÖRÜ ZORLUYOR
Kuraklık nedeniyle hububat ve yağlı tohum gibi bitkisel kaynaklı hammaddelerin temininde sıkıntılar yaşandığını dile getiren Karakuş, bunun ithalatın artmasına ve fiyatların yükselmesine yol açtığını söyledi. Yükselen fiyatlar ise hem yem hem de hayvansal gıda maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Bu döngüyü kırmak için modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve su tüketimi yüksek ürünlerin su kıtlığı olan bölgelerde yetiştirilmemesi gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca, özel sektörün daha etkin olduğu, çiftçinin de kazanç sağladığı sürdürülebilir piyasa yapısının oluşturulması gerektiği ifade edildi.
YAĞLI TOHUM EKİMİNE TEŞVİK VE AR-GE DESTEĞİ ŞART
Sektör, yem ham madde ve karma yem fiyatlarındaki artışa rağmen karlı bir yıl geçiremedi. Karakuş, karma yem üretiminin artmış olmasına rağmen sektörün karlılığının düşük kaldığını belirtti. Kırmızı et üretiminde ithalatın arttığına dikkat çekerek, besilik ve damızlık materyal sorunlarının çözülmesi, bu alanda dünya ile rekabet edebilir seviyeye ulaşılması gerektiğini vurguladı. Araştırma enstitüleri ve özel sektör tarafından yürütülen AR-GE projelerine sağlanan desteklerin artırılması ve bu desteklerin etkin denetlenmesi talep edildi. Üreticilerin karlılığını artırmak ve ihracat engellerinin kaldırılmasıyla arz artışının sağlanması, alternatif pazarların geliştirilmesi stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor. Özellikle ülkemizde yeterince üretilemeyen yağlı tohumlu bitkilerin ekiminin teşvik edilmesi, sektörün geleceği için kritik önem taşıyor. Ekonomideki iyileşmelerin yem sanayisini de olumlu etkilemesi beklenirken, tarımda altyapı sorunlarının giderilmesi, yeni iklim koşullarına uygun çeşitlerin geliştirilmesi ve verimin artırılması için AR-GE çalışmalarının yapılması da süreci destekleyeceği belirtildi.


