Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası soruşturmasında kritik bir dönemece girildi. Olayın bir 'suikast' olabileceği ihtimalini güçlendiren hava hareketliliği iddiaları, savcılık tarafından 'yakın markaj' olarak adlandırılan derinleştirilmiş bir incelemeyle mercek altına alınıyor. Yeni Şafak'ın edindiği bilgilere göre, oluşturulan yeni bilirkişi heyeti, savaş uçaklarının yarattığı şok dalgası, türbülans ve basınç değişimlerinin kazayı tetiklemiş olabileceği yönünde rapor hazırladı.
SAVAŞ UÇAKLARININ GİZEMLİ UÇUŞLARI
Savcılık, kaza anında bölgede uçuş yaptığı öne sürülen savaş jetlerinin helikopter üzerindeki olası etkilerini araştırmak üzere havacılık, fizik ve aerodinamik alanlarında uzmanlardan oluşan yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirdi. Bu heyetin hazırladığı teknik rapora göre, ses hızını aşan savaş uçaklarının yarattığı şok dalgası ve türbülansın helikopterde kontrol kaybına yol açabilecek şiddetli sarsıntılara neden olabileceği belirtiliyor. Raporda ayrıca, alçak irtifada yüksek hızla geçen bir savaş uçağının oluşturduğu basınç dalgasının helikopterin taşıma kuvvetini azaltabileceği, kuyruk rotorunun dengesini bozabileceği ve helikopterin kendi ekseni etrafında dönerek irtifa kaybetmesine yol açabileceği değerlendiriliyor. Soruşturma kapsamında, kazaya karıştığı düşünülen F-4 ve F-16 uçuşlarıyla ilgili bazı şüphelilerin de ifadeleri alındı.
TEKNİK AKSİKLER VE ŞÜPHELİ DURUMLAR
Rapordaki en dikkat çekici tespitlerden biri, savaş uçaklarının geçişiyle oluşan ani basınç düşüşünün, helikopterin barometrik altimetresini yanıltarak pilotu olduğundan daha yüksekte olduğuna inandırması. Görüş mesafesinin sıfıra yakın olduğu dağlık alanda bu yanıltıcı veri, pilotun yere çakıldığını anlamasını engelleyerek faciayı derinleştirmiş olabilir. Bununla birlikte, soruşturmada radar kayıtlarındaki kesinti, GPS cihazlarının sökülmesi, kazazedelerin otopsi raporlarındaki karbonmonoksit bulguları ve arama-kurtarma çalışmalarındaki manipülasyon iddiaları da ayrı ayrı inceleniyor. Özellikle GPS cihazlarının sökülmesinin, bölgedeki jet uçuşlarının koordinatlarını ve helikopterin maruz kaldığı olağandışı ivmelenmeyi kanıtlayacak dijital delilleri yok etme amacı taşıyabileceği üzerinde duruluyor. Bu karmaşık dosya, FETÖ'nün karanlık izlerini de barındırıyor ve soruşturma bu yönüyle de derinleştiriliyor.



