GÜNDEM
Yayınlanma : 18 Temmuz 2026 18:01
Düzenleme : 18 Temmuz 2026 18:01

Yargı uyuşturucu dosyalarını adeta eritmiş: Temizleme oranları tavan yaptı!

Yargı uyuşturucu dosyalarını adeta eritmiş: Temizleme oranları tavan yaptı!
Adalet Bakanlığı verileri, yargının uyuşturucu dosyalarındaki temizleme oranlarının 2025'te rekor seviyelere ulaştığını gösteriyor. Soruşturma ve kovuşturma süreçleri hızlanırken, dosya birikimi de büyük ölçüde azaltıldı.

Adalet Bakanlığı'nın verileri, Türkiye'de uyuşturucu suçlarına bakan yargı birimlerindeki inanılmaz bir hızlanmaya işaret ediyor. Son 10 yıllık soruşturma ve kovuşturma oranları incelendiğinde, uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarıyla ilgili dosyaların 'temizlenme' oranlarında adeta devrim niteliğinde bir artış gözlemlendi.

DOSYA YIĞILMASINA SON VERİLDİ

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) uyuşturucu madde imal ve ticareti, kullanımı kolaylaştırma ve bulundurma suçlarını düzenleyen maddeleri ile ilgili kanunlar kapsamındaki dosyalar mercek altına alındı. Veriler, uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerindeki temizleme oranlarının, suçlardaki artışa rağmen önemli ölçüde yükseldiğini gösteriyor. Örneğin, Cumhuriyet başsavcılıklarında 2313 sayılı Kanun kapsamındaki soruşturmalarda 2016'da yüzde 62,4 olan temizleme oranı, 2025'te astronomik bir sıçramayla yüzde 99,5'e ulaştı. Diğer maddelerdeki artışlar da benzer şekilde dikkat çekici; TCK'nin 188. maddesinde yüzde 87,3'ten 97,3'e, 190. maddesinde 85,5'ten 106'ya ve 191. maddesinde ise 65,9'dan 87,2'ye yükseldi. Hatta 3298 sayılı Kanun kapsamındaki temizleme oranı da yüzde 102,4'ten yüzde 107,1'e çıkarak, geçmiş yıllardan devreden dosyaların bile azaldığı ve dosya birikiminin tamamen önüne geçildiği bir tablo ortaya koyuyor.

YÜZDE 100 EŞİĞİ AŞILDI

İlk derece ceza mahkemelerindeki tablo ise daha da çarpıcı. 2025 yılında, uyuşturucu suçlarına ilişkin pek çok dava türünde temizleme oranı yüzde 100'ün üzerine fırladı. TCK'nin 190. maddesi kapsamında bu oran yüzde 108,1'e, 191. maddesi kapsamında yüzde 102,3'e, 2313 sayılı Kanun kapsamında yüzde 105,9'a ve 3298 sayılı Kanun kapsamında ise inanılmaz bir rakam olan yüzde 113,9'a ulaştı. Bu durum, yargının uyuşturucu suçlarıyla mücadelede ne kadar hızlandığını ve dosya yükünü başarıyla yönettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Uyuşturucu suçlarına ilişkin iş yükü devam etse de, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin hızlandırılması, dosya birikiminin azaltılması ve yargısal verimliliğin artırılması sayesinde bu başarıya ulaşıldığı vurgulanıyor.