Anthropic'in bu ay başında duyurduğu ve 'yaygın kullanım için çok tehlikeli' olarak nitelediği yeni yapay zeka modeli Mythos, küresel bir endişe dalgasını tetikledi. Savunma amaçlı iş birliği için açıklanan 11 kuruluşun tamamının ABD merkezli olması, uluslararası alanda ciddi tartışmaların fitilini ateşledi. Mythos'un, dünya genelindeki bankacılık, enerji şebekeleri ve hükümet sistemlerinin yazılımlarındaki gizli açıkları bulma ve suistimal etme konusundaki ürkütücü yeteneği, modeli sadece teknolojik bir gelişme olmaktan çıkarıp stratejik bir güç unsuru haline getiriyor.
Mythos'un küresel etkisi ve erişim sorunları
The New York Times'ın haberine göre, Anthropic'in Mythos modelini ABD dışındaki tek müttefiki İngiltere oldu. İngiltere Merkez Bankası Başkanı, modelin "tüm siber risk dünyasını yerinden oynatabileceği" konusunda kamuoyunu uyardı. Kanada Finans Bakanı ise bu durumu Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasına benzeterek, stratejik tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Avrupa Birliği ve Almanya gibi önemli müttefikler ise modele erişim sağlayamamaları nedeniyle derin endişe duyuyor. Alman siber güvenlik yetkilileri, Mythos'un siber tehditlerin doğasında adeta bir "paradigma değişimine" işaret ettiğini belirtiyor.
ABD'nin jeopolitik avantajı ve küresel güvenlik endişeleri
ABD'nin rakipleri cephesinde ise durum daha da gergin. Rusya'daki Kremlin yanlısı mecralar Mythos'u "nükleer bombadan daha kötü" olarak nitelendirirken, Çin yapay zeka yarışında geri kalmanın getirdiği güvenlik riskleriyle yüzleşiyor. Uzmanlar, ChatGPT sonrası Mythos'un Çin için ikinci bir "uyandırma servisi" olduğunu vurguluyor. Özellikle Çin'deki banka ve enerji sistemlerinin, Mythos'un açıklarını bulabildiği yazılımları kullanıyor olması, Pekin yönetimini masanın dışında kalma riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Mythos vakası, yapay zeka araştırmacılarının uzun süredir dile getirdiği bir gerçeği somutlaştırıyor: En güçlü yapay zeka modeline sahip olan ülke, devasa bir jeopolitik avantaj elde ediyor. Artık yapay zeka atılımları, bir "ürün lansmanı"ndan ziyade bir "silah testi" gibi algılanıyor. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması gibi küresel bir düzenlemenin yapay zeka alanında henüz bulunmaması, güvenliği şirketlerin ve tekil devletlerin inisiyatifine bırakıyor. Anthropic, önümüzdeki 18 ay içinde benzer yeteneklere sahip modellerin başkaları tarafından da geliştirileceğini öngörerek, savunma sistemlerinin acilen güncellenmesi gerektiğini vurguluyor.



