Güneydoğu Asya'dan Orta Doğu ve Avrupa'ya kadar pek çok ülke, dijital bağımsızlıklarını ilan etmek amacıyla 'egemen yapay zeka' projelerine trilyonlarca dolar bütçe ayırıyor. Bu strateji 'dijital özgürleşme' olarak lanse edilse de, yeni bağımlılıklar ve ciddi riskler barındırıyor.
Çelişkili Egemenlik Arayışı
Devletler egemenliklerini korumak isterken, kontrol edemedikleri teknolojilere bağımlı hale geliyor. Endonezya, 2028'e kadar yapay zeka sunucu kapasitesini 25 kat artırmayı hedefliyor ancak bu plan, 5 milyar dolarlık Nvidia çipleri ve ABD'li bulut sağlayıcılarına bağlı. Suudi Arabistan da benzer şekilde binlerce Nvidia çipi alımı için ön onay aldı. Quartz verilerine göre Hindistan Google'dan 15 milyar dolar, Tayland Amazon Web Services'tan 5 milyar dolar yatırım alırken, Fransa da Mistral ve Nvidia ortaklığıyla veri kampüsü kuruyor. Ancak bu yatırımlar, ülkeleri 'kendi kendine yeterlilik' hedefine yaklaştırmıyor.
ABD Hakimiyeti ve Veri Egemenliği Sorunları
Yapay zeka çip pazarının %90'ını elinde tutan Nvidia'nın tek ciddi rakibi yine bir ABD şirketi olan AMD. Sunucu pazarında da ABD menşeli firmalar domine ediyor. Çin bile tam bir alternatif üretememişken, ABD'nin ihracat kontrolleri, yapay zeka altyapısı kurmak isteyen ülkelere baskı kurma olanağı sağlıyor. Amazon ve Microsoft gibi 'Egemen Bulut' çözümleri sunan firmalar ise ABD'nin CLOUD Yasası'na tabi, bu da verilerin ABD'li yetkililer tarafından erişilebilir olması anlamına geliyor ve 'veri egemenliği' ilkesini zedeliyor.
Dijital Egemenliğin Üç Temel Tuzağı
Atlanti Konseyi, bu süreçteki üç temel 'egemenlik tuzağına' dikkat çekiyor: İş birliği eksikliği nedeniyle şeffaflık ve verimliliğin azalması, devletlerin veriyi millileştirmesiyle gözetimin artması ve marjinal grupların haklarının tehlikeye girmesi, son olarak da demokratik olmayan verilerle eğitilen ulusal yapay zeka sistemlerinin muhalif eylemleri tehdit olarak algılayıp sansür uygulaması. Yerel teknik uzmanlığa yatırım yapmadan, açık standartları benimsemeden ve tedarikçi değiştirebilme yeteneği geliştirmeden elde edilecek dijital bağımsızlık, pahalı ve işlevsiz 'dijital anıtlara' dönüşme riski taşıyor.



