Açıklamada, Çin rejiminin katliamın üzerini örtme ve tarihi çarpıtma çabalarının sürdüğü belirtildi.
Uygur Hareketi'nin açıklamasına göre, 16 yıl önce Doğu Türkistan'ın Urumçi şehrinde binlerce Uygur, Shaoguan'daki fabrika işçilerinin öldürülmesini kınamak için barışçıl bir protesto düzenledi. Ancak bu protesto, Çin güvenlik güçlerinin kanlı müdahalesiyle bastırıldı. Aradan geçen yıllara rağmen Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) gerçekleri gizlemeye ve olayların tanıklarını susturmaya devam ettiği vurgulandı.
DEVLET TERÖRÜ VE PROPAGANDA SAVAŞI
Açıklamada, Çin hükümetinin silahsız göstericilere karşı gerçek mermiler ve ölümcül güç kullanarak karşılık verdiği, olayların ardından binlerce Uygur'un ya zorla kaybedildiği ya da yargısız infaz edildiği öne sürüldü. Pekin yönetiminin, devlet medyası aracılığıyla olayları "ayrılıkçı bir komplo" olarak lanse edip Shaoguan'da yaşananları gündemden düşürerek bir propaganda savaşı yürüttüğü ifade edildi. Katliamdaki gerçek can kaybının hâlâ bilinmediği ve ÇKP'nin bu trajediyi Doğu Türkistan'daki baskılarını yoğunlaştırmak için bir gerekçe olarak kullandığı kaydedildi.
Uygur Hareketi Başkanı Rushan Abbas, yıldönümüyle ilgili yaptığı açıklamada şu keskin ifadelere yer verdi: "Urumçi Katliamı'nın 16. yıldönümünü anarken, gerçeği ve adaleti korkan bir rejim tarafından çalınan hayatları onurlandırıyoruz. Çin Komünist Partisi’nin 2009’da barışçıl protestocuları susturmak için kullandığı şiddet, bugünkü soykırımın yolunu açtı. Dünya, o dönemde ÇKP’nin vahşi kan dökümüne yanıt vermedi ve ekonomik çıkarlar ile Pekin’le iş bağları peşinde koşarak bugünkü soykırıma sürekli göz yumdu. Uluslararası toplumu, bu tarihiyle yüzleşmeye, bugünkü mezalim için şeffaflık talep etmeye ve ÇKP’yi insanlığa karşı suçlarından sorumlu tutmaya çağırıyoruz."
Açıklamanın sonunda, 5 Temmuz'un Uygur halkına yönelik ve günümüzde soykırım boyutuna ulaşan devlet şiddetinde kritik bir eşik olduğu yinelendi. Demokratik ülkelere, uluslararası kuruluşlara ve insan hakları savunucularına, bu devlet terörünün mirasıyla yüzleşmeleri ve Uygur halkıyla tam dayanışma içinde adalet talep etmeleri için çağrıda bulunuldu.


