Slovakya'nın Karpat Dağları eteklerindeki Vlkôlinec köyü, UNESCO Dünya Mirası statüsünün getirdiği kısıtlamalar ve aşırı turizm yüzünden adeta nefes alamaz hale geldi. Köy sakinleri, bir zamanlar onur kaynağı olan bu unvanın artık yaşam alanlarını 'ölü bir açık hava müzesine' dönüştürdüğünü belirtiyor ve listeden çıkarılma talebinde bulunuyor.
KORUMA STATÜSÜ YAŞAMI FELÇ ETTİ
1993 yılında geleneksel ahşap mimarisi ve yaşayan bir yerleşim olması nedeniyle UNESCO listesine alınan köyde, bugün sürekli yaşayan nüfus sadece 14 kişiye düştü. O dönem 27 kişilik nüfusa sahip olan köy, gençlerin iş için göç etmesiyle dört aileye geriledi. Çocuklar ve torunlar artık sadece tatillerde köye uğruyor.
TURİSTLER EVLERİN İÇİNE KADAR GİRİYOR
Köyün en yaşlı sakini 67 yaşındaki Anton Sabuha, UNESCO kurallarının hayvan beslemelerini ve tarlalarını işlemelerini engellediğini söylüyor. 'Özel mülk' ve 'Fotoğraf çekmek yasaktır' tabelalarına rağmen turistlerin bahçelere girdiğini, pencerelerden baktığını ve hatta mutfaklara kadar uzandığını anlatıyor. 'UNESCO evleri koruyor ama insanları korumuyor' diyerek isyan ediyor.
YAŞAYAN KÖYDEN TURİSTİK ALANA DÖNÜŞÜM
Kültürel miras uzmanı Miloš Dudaš, listeye girmenin prestij getirdiğini ancak ciddi sorunlar da yarattığını vurguluyor. Artan turizmle mahremiyetin kaybolduğunu, evlerin yazlık veya turistik konaklama alanlarına dönüştüğünü belirtiyor. Köylüler ayrıca, yasaklara rağmen geçen bisikletçilerden ve tarihi dokuya uymayan hediyelik eşya dükkanları ile fast food büfelerinden şikayetçi. Vlkôlinec, Orta Avrupa'da bu ölçüde korunmuş üç geleneksel köyden biri olmayı sürdürüyor. Ancak köyün UNESCO listesinden çıkarılması, hem Slovakya devleti hem de UNESCO'nun onayını gerektiren, nadir ve siyasi açıdan hassas bir süreç olarak görülüyor.



