DÜNYA
Yayınlanma : 27 Aralık 2025 09:17
Düzenleme : 27 Aralık 2025 09:17

Ukrayna'nın gizli hazinesi: El değmemiş altın yatakları ve yüksek maliyetler

Ukrayna'nın gizli hazinesi: El değmemiş altın yatakları ve yüksek maliyetler
Ukrayna'da 3 bin tonluk devasa altın rezervi olmasına rağmen, yüksek maliyetler ve teknoloji ihtiyacı nedeniyle madencilik yapılamıyor. Küresel piyasalarda ise altın ve gümüş fiyatları tarihi zirvelerini zorluyor.

Ukrayna, potansiyel olarak 3 bin tonluk devasa bir altın rezervine ev sahipliği yapıyor ancak bu zenginlikler neredeyse hiç işlenmiyor. Devlet Jeoloji ve Yeraltı Kaynakları Servisi'nin verilerine göre, Ukrayna'da keşfedilmiş altın sahaları bulunmasına rağmen, altın madenciliği sektörü neredeyse yok denecek kadar az.

ÜÇ ANA BÖLGEDE BİNLERCE TON ALTIN REZERVİ

Uzmanlar, Ukrayna topraklarında tonu ortalama 6-8 gram altın içeren cevherlere sahip altı ana altın bölgesinin bulunduğunu belirtiyor. Bu rezervler başlıca üç kuşakta yoğunlaşıyor: Ukrayna Kalkanı (Klintsivske, Balka Zolota, Berdyanske, Mayske gibi sahalar) yaklaşık 2.400 ton, Donetsk kuşağı (Pobuzky, Kirovohrad ve Orta Dinyeper çevresi) yaklaşık 500 ton ve Karpatlar (Muzhiivske, Beregivske, Saulyak) ise yaklaşık 55 tonluk potansiyele sahip. Ayrıca, Kırım ve Dobruca bölgelerinde de altın bulunma ihtimalinin yüksek olduğu düşünülüyor. Karadeniz ve Azak Denizi kıyıları da altın mineralleşmesi açısından umut vadeden alanlar olarak öne çıkıyor.

YÜKSEK MALİYETLER VE TEKNOLOJİ İHTİYACI

Ukrayna'da altın çıkarımının sınırlı kalmasının arkasında yatan temel nedenler arasında yer altı yapısına dair yetersiz veri bulunması, yüksek teknoloji gereksinimi ve ciddi finansman ihtiyacı yer alıyor. Rezervi yalnızca 30-40 ton olan sahalarda bile yatırım maliyetinin 3,5 milyar grivnayı aştığı tahmin ediliyor. Bu ölçekteki bir madenin faaliyete geçmesi, enerji, ulaşım, havalandırma ve çevre güvenliği gibi altyapıları içeren küçük bir yerleşim birimi kurmayı gerektiriyor. Uzmanlar, sadece üretimin değil, iş güvenliği ve çevresel etkilerin de titiz bir planlama istediğini vurguluyor. Bu durum, ülkenin zengin altın potansiyeline rağmen bu alanda ilerleme kaydetmesini zorlaştırıyor.

ALTIN VE GÜMÜŞ FİYATLARINDA TARİHİ REKORLAR

Diğer yandan, küresel altın ve gümüş piyasalarındaki hareketlilik de dikkat çekiyor. 26 Aralık itibarıyla altının ons fiyatı 4.530,60 dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Bu, gram altın bazında 145,32 dolara denk geliyor ve yılbaşından bu yana %72'lik bir artışla 1979'dan bu yana en güçlü yıllık yükseliş oldu. OANDA kıdemli piyasa analisti Kelvin Wong, altın fiyatlarının 2026'nın ilk yarısında ons başına 5.000 dolara yaklaşabileceğini öngörüyor. Bu yükselişte düşük yıl sonu likiditesi, ABD'de para politikasının gevşetileceği beklentisi, doların zayıflaması, artan jeopolitik riskler ve merkez bankalarının güçlü talebi etkili oluyor. Yatırımcıların ilgisi sadece altınla sınırlı kalmayıp, gümüş de fiyat artış hızıyla altını geride bıraktı. 26 Aralık'ta gümüşün ons fiyatı ilk kez 75 dolara ulaşarak tarihi bir eşiği geçti. Uzmanlar bu yükselişi, arzın daralması ve yatırımcı talebindeki artışla açıklıyor.