EKONOMİ
Yayınlanma : 22 Ocak 2026 14:34
Düzenleme : 22 Ocak 2026 14:34

Türkiye ve İngiltere, Yeşil Ulaşım İçin El Ele Verdi: Hidrojen Yakıtlı Tren Devrimi Başlıyor!

Türkiye ve İngiltere, Yeşil Ulaşım İçin El Ele Verdi: Hidrojen Yakıtlı Tren Devrimi Başlıyor!
Türkiye ve İngiltere, hidrojen yakıtlı tren geliştirme projesi için işbirliği protokolü imzaladı. Proje ile TÜRASAŞ, çevre dostu ulaşımda yerli çözümler üretecek.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye ile İngiltere arasında demir yolu sektöründe çığır açacak bir işbirliği protokolünün imzalandığını duyurdu. Bu tarihi anlaşma, TÜRASAŞ ile İngiltere arasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nda imzalanan Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi'ni kapsıyor.

ÇEVRE DOSTU ULAŞIMDA YENİ DÖNEM

Protokol, TÜRASAŞ Genel Müdürü Selim Koçbay ve İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris tarafından atılan imzalarla resmen yürürlüğe girdi. Uraloğlu, bu işbirliğinin sadece demir yolu sektörü için değil, aynı zamanda küresel çapta hedeflenen çevre dostu ve sürdürülebilir ulaşım vizyonu için de büyük önem taşıdığını vurguladı. Hidrojen yakıt hücreli trenlerin, karbon emisyonlarını sıfırlamasının yanı sıra, daha sessiz, konforlu ve çevreye duyarlı bir seyahat deneyimi sunacağının altını çizdi.

TÜRKİYE, HİDROJEN TEKNOLOJİSİNDE LOKOMOTİF OLACAK

İşbirliği kapsamında İngiltere'nin önde gelen akademik ve uzman kuruluşlarının projeye destek vereceği belirtildi. TÜRASAŞ, Türkiye'deki prototip üretim merkezi olarak kilit rol üstlenecek. Yakıt hücresi ve sistem entegrasyonu gibi kritik teknik alanlarda bilgi birikimi ve teknik destek sağlanacak. Hidrojen yakıtlı lokomotiflerin TÜRASAŞ'ın Eskişehir Bölge Müdürlüğü'nde üretilmesi planlanırken, projenin tüm haklarının TÜRASAŞ'a ait olacağı ve AR-GE niteliği taşıdığı ifade edildi. Uraloğlu, bu proje ile Türkiye'nin hidrojenli demir yolu araçları alanında kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi ve yerli mühendislik kabiliyetlerini daha da ileri taşımayı hedeflediklerini belirtti. Amaçlarının, hidrojen teknolojisinde sürdürülebilir bir kapasite oluşturmak ve uluslararası standartlarda rekabet edebilir yerli çözümler üretmek olduğunu sözlerine ekledi.