ABD destekli İsrail ordusunun İran'a yönelik saldırıları ve Lübnan'a başlattığı kara işgali, sadece Ortadoğu'yu değil, Avrupa Kıtası'nı da büyük bir insani krizin eşiğine getirdi.
EUAA RAPORU ENDİŞE VERİYOR
Avrupa Birliği İltica Ajansı'nın (EUAA) yayımladığı son rapor, bölgedeki istikrarsızlığın yüz binlerce değil, "milyonlarca" yeni göçmeni Avrupa sınırlarına doğru iteceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Raporda, 90 milyonluk İran nüfusunun sadece %10'unun bile yerinden edilmesinin, son on yılların en büyük mülteci dalgalarına eşdeğer olacağı ifade ediliyor.
AFGAN VE SURİYELİ MÜLTECİLERİN DURUMU
Kriz yalnızca İranlıların göçüyle sınırlı değil. İran, 4 milyona yakın Afgan mülteciye ev sahipliği yapıyor. Uzmanlar, İran'ın savaşa sürüklenmesi durumunda bu Afgan mültecilerin ülkelerine dönmek yerine Türkiye üzerinden Doğu Akdeniz ve Balkan rotasını kullanarak Batı Avrupa'ya yönelme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor. Ayrıca, Lübnan'da 30 binden fazla insan evini terk etti ve 1,5 milyon Suriyeli mülteci de savaşın yayılması halinde Avrupa'ya geçiş yapma olasılığı taşıyor.
GEÇİŞ ROTASINDAKİ ÜLKELER ALARMA GEÇTİ
Bu olası göç dalgası, geçiş rotasındaki ülkeleri harekete geçirdi. Türkiye, İran ile olan 560 kilometrelik sınırında drone destekli devriyeleri artırdı ve sınır kapılarını kapalı tutuyor. Yunanistan, İranlı sığınmacılara karşı katı bir sınır denetimi başlatacağını duyurdu. Slovakya Başbakanı Robert Fico ise, "Slovakya yasadışı göçmenleri kesinlikle kabul etmeyecek" diyerek kapıları kapattı. İstatistikler, Avrupa için asıl tehlikenin gelen kitlenin profili olduğunu gösteriyor. 2014'ten bu yana AB'ye giren kaçak göçmenlerin %67 ila %80'ini erkekler oluşturuyor ve sığınmacıların üçte biri 18-34 yaş arası genç erkeklerden oluşuyor. Uzmanlar, böyle büyük bir göç dalgasının Avrupa'nın ekonomik, siyasi ve kültürel yapısını uzun vadede değiştirebileceği konusunda uyarıyor.



