Türkiye ile Pakistan arasında imzalanan hidrokarbon anlaşmaları, İsrail'de ciddi endişelere yol açtı. Tel Aviv yönetimi, bu anlaşmaları sadece bir enerji iş birliği olarak görmüyor ve Ankara'nın Hint Okyanusu'ndaki artan etkisini bir tehdit olarak algılıyor.

ANLAŞMALARIN İNCELENMESİ VE İSRAİL'İN TEPKİSİ
3 Aralık tarihinde Pakistan ile imzalanan beş hidrokarbon anlaşması, İsrail medyasında geniş yankı buldu. Brooklyn merkezli Algemeiner gazetesi, bu gelişmeyi 'İslamabad'da sessiz ve göz ardı edilen bir jeopolitik deprem' olarak nitelendirdi. Haberde, genellikle İran'a odaklanan İsrail güvenlik birimlerinin, Türkiye ile Pakistan arasındaki bu ittifakın yeni bir stratejik eksen oluşturabileceği uyarısında bulunduğu belirtildi.
STRATEJİK ETKİLER VE OLASI TEHDİTLER
Algemeiner'in analizine göre, söz konusu anlaşmalar Türkiye'nin Hint Okyanusu'ndaki askeri varlığını güçlendirerek İsrail için potansiyel bir tehdit oluşturuyor. Gazete, Türkiye'nin Karachi kıyısındaki varlığını Akdeniz ticaret yollarının kontrolünü ele geçirme çabası olarak yorumlarken, Ankara'nın artan askeri gücü ve Pakistan'ın ekonomik durumu hakkındaki endişeleri de dile getirdi. Anlaşmalar, Türkiye Petrolleri (TP) tarafından imzalandı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, önümüzdeki yıl bu sahalarda çalışmalara başlanacağını duyurdu. İmza törenine Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de katılmıştı.


