36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi paralelinde düzenlenen 'Müttefikler Ankara'da Programı'nın savunma paneli, Türkiye'nin savunma sanayiindeki mevcut gücünü ve geleceğe yönelik vizyonunu ortaya koydu. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Türkiye'nin savunma sanayisi ekosisteminin küresel ölçekte rekabetçi olduğunu ve NATO ülkeleri için stratejik bir tedarikçi haline geldiğini vurguladı.
SERİ ÜRETİMDE YÜZDE 40 ARTIŞ VE DİNAMİK İNOVASYON
Akyol, Türk savunma sanayisinin sadece üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda siparişleri kısa sürede teslim etme kabiliyetiyle de öne çıktığını belirtti. Geçen yıl siparişlerin yüzde 28'inin aynı yıl içinde teslim edildiğini açıklayan Akyol, son iki yılda seri üretim kapasitelerinde yüzde 40'lık bir artış sağlandığını ifade etti. Ankara'da inşa edilmekte olan ve 2 milyar doları aşan yatırım değeriyle dünyanın en büyük hava savunma altyapılarından birinin bu dinamizmi pekiştirdiğini sözlerine ekledi. Akyol, "Oldukça dinamik bir inovasyon döngüsüne sahibiz. Bu birçok şirketten daha iyi durumda" diyerek, kanıtlanmış ürünleri saha geri bildirimleriyle sürekli geliştirdiklerini belirtti.
2 YIL ALTINDA TESLİMAT SÖZÜ: AVRUPA'YA AÇIK REKABET ÇAĞRISI
ASELSAN Genel Müdürü, bu başarının sadece ASELSAN ve ROKETSAN ile sınırlı olmadığını, 3 binden fazla yerel firmayı kapsayan ekosistemin ortak eseri olduğunu vurguladı. Avrupa'daki savunma sanayii firmalarının teslimat sürelerine kıyasla Türkiye'nin sunduğu avantajlara dikkat çeken Akyol, "Hava savunma sistemleri dahil en karmaşık radar ve hava savunma sistemlerimizden pek çoğunu bugün sipariş vermeniz durumunda tüm müttefiklere 2 yılın altında bir sürede teslim edebiliriz" taahhüdünde bulundu. Avrupa uluslarına ve hükümetlerine açık rekabeti benimsemeleri çağrısında bulunan Akyol, bunun daha kaliteli ürünlerin daha uygun maliyetlerle elde edilmesini sağlayacağını ve Türk savunma sanayisinin bu alanda daha iyi çözümler sunabileceğini belirtti.



