GÜNDEM
Yayınlanma : 20 Kasım 2025 18:14
Düzenleme : 20 Kasım 2025 18:14

Türkiye'nin nüfus krizi: Ailenin geleceği tehlikede!

Türkiye'nin nüfus krizi: Ailenin geleceği tehlikede!
SETA'nın sempozyumunda Türkiye'nin nüfusu yaşlanıyor, doğurganlık düşüyor; uzmanlar aile ve göç politikalarını acil çözüm olarak önerdi.

SETA Vakfı tarafından düzenlenen 'Sosyal Panorama 2025: Türkiye’de Değişen Nüfus ve Ailenin Geleceği' başlıklı kitap lansmanı ve sempozyum, Türkiye'nin hızla değişen nüfus yapısını ele aldı. TÜİK projeksiyonlarına göre önümüzdeki 5 yıl içinde ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak ve nüfus artış hızı 1,7 ile dünya ortalamasının altında kalacak. Bu durum, uzun vadeli demografik riskleri artırırken, SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz gibi uzmanlar, doğurganlık hızının 2024'te 1,48'e gerilediğini ve yaşlanan nüfusun etkilerini tartıştı.

TÜRKİYE'NİN DEMOGRAFİK RİSKLERİ

Türkiye'de doğurganlık hızı 2001'de 2,38 iken 2024'te 1,48'e düşerek yenilenme eşiği olan 2,1'in altına indi. Uzmanlara göre, nüfus artışının ana kaynağı doğumlar değil, göç ve yaşam süresinin uzamasıdır. Yaşlı nüfus oranı %10,6'ya yükselirken, tek başına yaşayanların oranı %20'ye yaklaştı ve bu değişiklikler, ekonomik, sosyal ve siyasi etkileri beraberinde getiriyor.

SETA'NIN ANALİZLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERILERI

SETA'nın kitabı, 22 makale ile doğum, ölüm, göç, evlilik, boşanma ve yaş gruplarını inceleyerek Türkiye'nin demografik dönüşümünü ele alıyor. Sempozyumda, uzmanlar gibi Cenk Beyaz ve Faruk Taşçı, eğitim artışı, kentleşme ve sekülerleşmenin doğurganlığı azalttığını vurguladı. Çözüm olarak, işgücü süresinin uzatılması ve aile destek fonlarının yaygınlaştırılması önerildi, ayrıca pestisit kullanımının üreme sağlığına etkisi tartışıldı.