EKONOMİ
Yayınlanma : 27 Şubat 2026 10:12
Düzenleme : 27 Şubat 2026 10:12

Türkiye'nin kredi notu 8 yıl sonra ilk kez yükseldi: R&I'dan önemli karar!

Türkiye'nin kredi notu 8 yıl sonra ilk kez yükseldi: R&I'dan önemli karar!
Japon kredi derecelendirme kuruluşu R&I, Türkiye'nin yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu 'BB-'den 'BB'ye yükseltti. Sekiz yıl sonra ilk kez gerçekleşen bu not artışında, makroekonomik istikrar odaklı politikalar ve dış kırılganl

Japon kredi derecelendirme kuruluşu Rating and Investment Information (R&I), Türkiye'nin yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu 'BB-' seviyesinden 'BB'ye yükselterek ülkenin notunu sekiz yıl aradan sonra ilk kez artırma kararı aldı. Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası finans piyasalarındaki konumunu güçlendirmesi açısından büyük önem taşıyor.

Makroekonomik İstikrar Politika Arttırımda Kilit Rol Oynadı

R&I tarafından yayımlanan değerlendirme raporunda, son dönemde uygulanan makroekonomik istikrar odaklı politikaların kredi notu artışında belirleyici olduğu vurgulandı. Enflasyonu düşürmeye yönelik sıkı para politikası ve mali disiplini önceliklendiren yaklaşımların, politika belirsizliklerini azaltarak makroekonomik dengelenme sürecini desteklediği ifade edildi. Raporda, ekonomik aktivitede kontrollü bir yavaşlama yaşanmasına rağmen büyümenin sürdürülebilir seviyelerde devam edeceği öngörüsüne yer verildi. Ayrıca, Türkiye ekonomisinin güçlü demografik yapısı ve potansiyel büyüme kapasitesine de dikkat çekildi.

Dış Kırılganlıklar Azaldı, Finansal İstikrar Güçleniyor

Dış denge tarafında cari açığın belirgin şekilde daralması, sermaye girişlerindeki artış ve döviz rezervlerindeki hem miktar hem de kompozisyon açısından gözlenen iyileşmenin, Türkiye'nin dış kırılganlıklarını azaltan önemli unsurlar olduğu belirtildi. Finansal sektörün görünümüne ilişkin olarak ise bankacılık sisteminin güçlü sermaye yeterliliği, yüksek karlılık ve düşük takipteki kredi oranı sayesinde finansal istikrarı desteklemeye devam ettiği bildirildi. Kamu maliyesi tarafında ise deprem harcamalarına rağmen mali konsolidasyon sürecinin ilerlediği, merkezi yönetim bütçe açığının milli gelire oranının gerilediği ve faiz dışı dengenin yeniden fazla vermesinin beklendiği aktarıldı. Genel yönetim borç stokunun milli gelire oranının benzer ülkelere kıyasla düşük seviyede olması, borç sürdürülebilirliği açısından önemli bir çıpa olarak değerlendirildi.