EKONOMİ
Yayınlanma : 08 Şubat 2026 14:36
Düzenleme : 08 Şubat 2026 14:36

Türkiye'nin hububat, bakliyat ve yağlı tohum ihracatında şaşırtıcı yükseliş: 1 milyar dolara koşuyor!

Türkiye'nin hububat, bakliyat ve yağlı tohum ihracatında şaşırtıcı yükseliş: 1 milyar dolara koşuyor!
Ocak ayında Türkiye'nin hububat, bakliyat ve yağlı tohum ihracatı 929 milyon doları aşarak 1 milyar dolara yaklaştı. Sektör başkanı, Rusya'nın tarımdaki yeni stratejisine ve Hindistan ile kurulabilecek işbirliklerinin önemine dikkat çekti.

Türkiye'nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründeki ihracatı, yılın ilk ayında 1 milyar dolara yaklaşarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Ocak ayında Türkiye'den 190 farklı ülke ve serbest bölgeye toplamda 867 bin 182 ton ürün satışı gerçekleştirildi. Bu satışlar karşılığında ise sektör temsilcileri 929 milyon 526 bin dolarlık devasa bir gelir elde etti.

En Çok Ayçiçek Yağı Kazandırdı

Sektördeki en yüksek ihracat geliri, 88 milyon 250 bin dolar ile ayçiçek yağından sağlandı. Bu ürünü, 86 milyon 187 bin dolarla çikolata ve kakao bazlı ürünler takip etti. Üçüncü sırada ise 76 milyon 135 bin dolarlık ihracatıyla tatlı bisküvi ve gofretler yer aldı. Bu rakamlar, Türkiye'nin gıda sektöründeki çeşitliliğini ve uluslararası pazardaki gücünü gözler önüne seriyor.

Rusya'nın Yeni Stratejisi ve Türkiye'nin Rolü

TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Rusya'nın tarım sektöründeki stratejik değişimine dikkat çekti. Rusya'nın artık sadece ham madde satan bir ülke olmaktan çıkarak, küresel gıda zincirinde daha üst sıralara yerleşmeyi hedeflediğini belirten Tiryakioğlu, devlet desteğiyle Rus şirketlerinin yurt dışında buğday unu, ayçiçek yağı ve gıda işleme tesisleri kurma çabalarının bu kararlılığın bir göstergesi olduğunu vurguladı. Tiryakioğlu, Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısıyla Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında buğday, ham ayçiçek yağı ve mısır gibi ithal girdileri katma değerli ürünlere dönüştürerek uluslararası pazarlara sunduğunu ve bu durumun Türk gıda sanayisine önemli bir rekabet avantajı sağladığını ifade etti. Rusya'nın kendi şirketlerini yurt dışında işleme yatırımlarına yönlendirmesiyle bu ilişkinin yeni bir faza geçebileceğini belirtti. Ayrıca, Hindistan'ın gıda üretiminde daha istikrarlı bir tedarikçi haline gelmesinin, Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarında fiyat ve hacim rekabetini artırabileceğini öngördü. Hindistan ile kurulacak yeni işbirliklerinin her iki ülke için de önemli fırsatlar yaratacağını sözlerine ekledi.