Türkiye, düşen doğurganlık oranını 'varoluşsal bir tehdit' olarak kabul ederek, 2026-2035 dönemini kapsayan kapsamlı bir strateji belgesini hayata geçiriyor. 'Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi' adıyla sunulan bu yeni yol haritası, evlilikten doğuma, kentleşmeden medyaya kadar pek çok alanda köklü değişiklikler öngörüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün tanıtımını yapacağı belge, Türkiye'nin önümüzdeki on yıl boyunca izleyeceği nüfus politikasının çerçevesini netleştirecek.
KAMU POLİTİKALARINDA AİLE MERKEZİ
2025'in 'Aile Yılı' ilan edilmesinin ardından hazırlanan vizyon belgesi, aileyi sosyal politikaların temel taşı olarak konumlandırıyor. Yeni modelde; evlilik, doğum, gençlik ve şehirleşme politikaları bütünleşik bir yaklaşımla ele alınacak. Belgenin temel hedefleri arasında ailelerin kamu politikalarının merkezine yerleştirilmesi, evliliklerin teşvik edilmesi ve evlenmeme oranlarının düşürülmesi yer alıyor. Ayrıca, doğurganlık oranının artırılması, çok çocuklu ailelerin desteklenmesi, gençlerin gelişimi ile yaşlıların refahının birlikte ele alınması ve kırsaldan kente göçün yavaşlatılarak dengeli bir nüfus dağılımının sağlanması da amaçlanıyor.
MEVZUATTAN MEDYAYA KAPSAMLI DÜZENLEMELER
Strateji, yalnızca sosyal politikalarla sınırlı kalmayıp, mevzuat, eğitim, medya ve dijital alanları da kapsıyor. Aile yapısını koruma altına almayı hedefleyen belgede, 'cinsiyetsizleştirme tehditlerine karşı koruma' gibi önemli vurgular bulunuyor. Yeni yasal düzenlemeler 'aile etkisi' analizine tabi tutulacak, ulusal bir aile ve nüfus veri sistemi kurulacak. Devlet, akademik çalışmaları destekleyecek ve uluslararası platformlarda aile merkezli politikalar savunulacak. Medya için ise 'aile dostu yayıncılık' standartları geliştirilecek. Uygulamanın her yıl raporlanması, performans değerlendirmeleri ve iki yıllık güncellemelerle destekleneceği belirtilirken, 2036'da 10 yıllık dönemin genel bir değerlendirmesi yapılacak. Bu vizyon belgesinin hayata geçirilmesi için Adalet, Milli Eğitim, Sağlık gibi 22 kamu kurumu ortak bir sistemde çalışacak ve aile ile nüfus politikalarında ortak hedeflere ulaşmak için iş birliği yapacak.



