Türkiye, son 20 yılda Orta Doğu, Kafkasya, Karadeniz ve Doğu Akdeniz gibi stratejik bölgelerde yaşanan sayısız savaşa, iç çatışmaya ve uluslararası krize rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde denge politikası güderek öne çıkıyor.
Bölgesel Krizler ve Türkiye'nin Konumu
2003'teki Irak işgaliyle başlayan ve 2011'deki Suriye iç savaşıyla derinleşen güvenlik riskleri, Türkiye'yi sınır güvenliği konusunda sürekli teyakkuzda tuttu. DEAŞ tehdidi, Libya'daki istikrarsızlık, Dağlık Karabağ'daki savaş ve Ukrayna'daki çatışmalar gibi pek çok gelişme, bölgeyi adeta bir 'ateş çemberi'ne dönüştürdü. Bu karmaşık ortamda Türkiye, hem mülteci akını hem de terör tehditleriyle mücadele ederken diplomatik girişimleriyle de dikkat çekti.
Erdoğan'ın Diplomasisi ve Savunma Sanayii
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü diplomasi trafiği, özellikle Rusya-Ukrayna savaşında tahıl koridoru anlaşmasının sağlanmasındaki rolüyle uluslararası alanda takdir topladı. Yerli ve milli savunma sanayii hamleleriyle caydırıcılığını artıran Türkiye, küresel gelişmeler karşısında proaktif bir duruş sergiliyor. Bu başarılar, sosyal medyada '#KüreselLiderErdoğan' etiketiyle geniş yankı buldu.
İran ve İsrail Arasındaki Gerilim Yükseliyor
Son olarak, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları ve ardından İran'a yönelik düzenlenen saldırılar, Orta Doğu'daki tansiyonu daha da artırdı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik yeni saldırı dalgaları, bölgedeki savaş riskini yeniden gündeme getirirken, Körfez'den Doğu Akdeniz'e kadar geniş bir alanda güvenlik endişeleri arttı.



