GÜNDEM
Yayınlanma : 01 Şubat 2026 04:14
Düzenleme : 01 Şubat 2026 04:14

Türkiye'den BM'ye sert tepki: Kıbrıs'ta barışı sağlayan biziz

Türkiye'den BM'ye sert tepki: Kıbrıs'ta barışı sağlayan biziz
Türkiye, BM'nin Kıbrıs Barış Gücü'nün görev süresini Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmadan uzatmasını sert bir dille eleştirerek, iki devletli çözüm çağrısını yineledi ve barışın gerçek teminatının kendisi olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, Kıbrıs'taki BM Barış Gücü'nün görev süresini bir yıl daha uzatmasına Türkiye'den keskin bir tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı, bu kararın Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmadan alınmasının BM'nin temel ilkelerine aykırı olduğunu belirterek, Ada'daki gerçeklere dayalı iki devletli çözüm çağrısını yineledi.

RIZA ALINMADAN ALINAN KARAR

Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın karara ilişkin görüşlerinin tam olarak desteklendiği ifade edildi. BM Barış Gücü'nün görev süresi uzatılırken, Ada'daki egemen ve eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türklerinin rızasının bir kez daha alınmadığına dikkat çekildi. Açıklamada, Barış Gücü'nün KKTC topraklarındaki faaliyetlerini ancak KKTC makamlarının iyi niyetli yaklaşımı sayesinde sürdürebildiği vurgulandı.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Bu faaliyetlerin devamı için hukuki bir zeminin acilen oluşturulmasının şart olduğu belirtilerek, aksi takdirde KKTC makamlarının atacağı adımların ana vatan ve garantör Türkiye'nin tam desteğine sahip olacağı kaydedildi. Açıklamada ayrıca, Pile köyündeki Yiğitler-Pile yolu gibi konularda BM kararlarında tarafsız olmayan bir dil kullanılmasından duyulan rahatsızlık dile getirilirken, Rum tarafının Astromerit-Evrihu otoyolu ve Pile'deki üniversite gibi artan ara bölge ihlallerine karşı sessiz kalınması esefle karşılandı.

BARIŞIN GERÇEK TEMİNATI

Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin egemenliğinin Ada'nın kuzeyine ve ara bölgeye uzanmadığını bir kez daha hatırlattı. Açıklamada, Kıbrıs'ta yarım asırdır barışı sağlayan asıl unsurun BM Barış Gücü değil, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin varlığı ve Türkiye'nin etkin garantörlüğü olduğu vurgulandı. En gerçekçi ve kalıcı çözümün ise Ada'da iki devletin yan yana varlığını sürdürmesi olduğu ifade edildi.