SAĞLIK
Yayınlanma : 10 Ekim 2025 20:52
Düzenleme : 10 Ekim 2025 20:52

Türkiye'de her 18 kadından biri meme kanseri riski taşıyor: Erken teşhis hayat kurtarıyor

Türkiye'de her 18 kadından biri meme kanseri riski taşıyor: Erken teşhis hayat kurtarıyor
Türkiye'de her yıl yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konulurken, erken teşhisin hayat kurtardığı vurgulanıyor. Ücretsiz tarama hizmetleri ve yaşam tarzı değişiklikleri ile riskin azaltılabileceği belirtiliyor.

Türkiye'de her yıl yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konulmakta ve her 18 kadından biri yaşamı boyunca bu hastalığa yakalanma riski ile karşı karşıya bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre, meme kanseri hem Türkiye'de hem de dünya genelinde kadınlarda en sık rastlanan kanser türü olup, önemli bir halk sağlığı meselesi teşkil etmektedir.

MEME KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ VE BELİRTİLER

Bu kanser türü genellikle memedeki süt üreten bezlerde veya sütü taşıyan kanallarda başlar. Daha az sıklıkla meme dokusundaki yağ ve bağ dokusunda da gelişebilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı verileri, her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri teşhisi konulduğunu göstermektedir. Bu durum, kadınlarda yeni teşhis edilen tüm kanserlerin %23,8'ini oluşturarak meme kanserini birinci sıraya yerleştirmektedir. Erken evrelerde genellikle belirti göstermeyen meme kanserinin en yaygın belirtisi, memede hissedilen ve zamanla büyüyen, ağrısız bir yumrudur. Bunun yanı sıra memenin şeklinde veya boyutunda meydana gelen değişiklikler, portakal kabuğu görünümü, meme ucundan gelen kanlı akıntı, meme ucu veya derisinde çekilme, memede kızarıklık ve kalınlaşma, içe çöküntü, kabuklanma, koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde şişlik ve kitle gibi belirtiler de hastalığın habercisi olabilir. Bu tür belirtiler fark edildiğinde, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması büyük önem taşımaktadır. Meme kanseri, genetik yatkınlık ve çevresel etkenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabilmektedir. Tütün ve tütün ürünleri kullanımı, hiç doğum yapmamış veya geç doğum yapmış olmak, emzirmemek, menopoz sonrası uzun süreli hormon ilacı kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı, fazla kilo veya obezite, alkol tüketimi, yoğun meme dokusuna sahip olmak, erken yaşta adet görmek ve geç menopoza girmek, BRCA1 ve BRCA2 gibi belirli genlere sahip olmak ve göğüs bölgesine radyoterapi almış olmak risk faktörleri arasında yer almaktadır. Ancak, sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinerek bu risklerin çoğu azaltılabilir. Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, tütün ve alkolden uzak durma, ideal kiloyu koruma ve stresi yönetme, meme kanseri riskini düşürmeye yardımcı olmaktadır.

ERKEN TEŞHİS VE ÜCRETSİZ TARAMA HİZMETLERİ

Meme kanseriyle mücadelede en etkili yöntem, hastalığı erken evrede tespit etmektir. Erken teşhis edilen vakalarda tedaviye yanıt oranı önemli ölçüde artmaktadır. Sağlık Bakanlığı, ülke genelinde yürüttüğü kanser tarama programları aracılığıyla meme kanseri farkındalığını artırmayı ve erken tanı oranlarını yükseltmeyi hedeflemektedir. Ulusal kanser verilerine göre, yeni tanı konulan meme kanserlerinin %42,9'u sadece meme ile sınırlı kalırken, %12,5'i ise uzak organlara yayılmış olarak tespit edilmektedir. Türkiye'de Ulusal Kanser Kontrol Programı çerçevesinde Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri ve Mobil Kanser Tarama Araçları aracılığıyla ücretsiz tarama hizmetleri sunulmaktadır. 20 yaşından itibaren ayda bir kendi kendine meme muayenesi, 20-39 yaş arası kadınlar için iki yılda bir klinik meme muayenesi ve 40-69 yaş arası kadınlar için yılda bir klinik muayene ile iki yılda bir mamografi önerilmektedir. Erken tanı konulan hastalarda sağ kalım oranı %90'a kadar yükselebilmektedir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Meme kanseri her hastada farklılık gösterebilmektedir. Tedavi planı, hastanın yaşına, kanserin evresine, genetik özelliklerine ve genel sağlık durumuna göre özel olarak belirlenmektedir. Başlıca tedavi yöntemleri arasında cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavileri, hedefe yönelik tedavi ve immünoterapiler yer almaktadır.