ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde, henüz 1,5 yıl dolmadan kritik görevlerde bulunan isimler birer birer ayrılıyor. En son ABD Ulusal İstihbarat Dairesi Başkanı Tulsi Gabbard'ın eşinin sağlık durumunu gerekçe göstererek istifasını sunması, bu gidişatın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
GİDENLERİN SAYISI 23'E ULAŞTI
Trump'ın göreve getirdiği önemli isimlerden Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer, İç Güvenlik Bakanı Kristy Noem ve Adalet Bakanı Pam Bondi de daha önce görevlerinden ayrılmıştı. ABD Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent'in ise İran savaşına ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle istifasını vermesi dikkat çekmişti. Böylece Trump'ın görevden ayrılan yetkililerinin sayısı 23'e ulaşarak, göreve başlarken yaptığı atamaların tam üçte birini, yani %34'ünü oluşturdu. Bu durum, yönetim içindeki istikrarsızlığa dair ciddi soru işaretleri barındırıyor.
FİKİR AYRILIKLARI İSTİFA VE AYRILIKLARI TETİKLEDİ
Trump'ın 2025 başından bu yana görevden ayrılan 23 ismin 5'i istifa ederken, 11'i baskı altında görevi bırakmak zorunda kaldı, 7'si ise görev değişikliği gerekçesiyle ayrıldı. Son istifasını veren Ulusal İstihbarat Dairesi Başkanı Tulsi Gabbard, ayrılık nedenini eşi Abraham'ın nadir görülen bir kemik kanseri türü teşhisi alması ve bu zorlu süreçte yanında olma isteği olarak açıkladı. Ancak Gabbard'ın daha önce İran'a yönelik savaşa karşı çıkması, bu istifanın perde arkasında politik anlaşmazlıkların da olabileceği spekülasyonlarına yol açtı. Benzer şekilde Joe Kent de İran'a karşı savaşı desteklemediği için istifa ettiğini açıkça belirtmişti. Mart sonunda İç Güvenlik Bakanı Kristy Noem'in istifasının ardından çıkan haberlerde, Trump'ın İran savaşı konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle Gabbard ve Adalet Bakanı Pam Bondi'yi de görevden almaya hazırlandığı iddia edilmişti. Bu olaylar, Beyaz Saray çevresindeki gerilimlerin ve yönetim içindeki derin fikir ayrılıklarının somut bir yansıması olarak görülüyor.



