Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesi, planlanan Budapeşte zirvesinin iptaline yol açtı. Görüşmede Putin'in Ukrayna'ya dair sert talepleri, ABD'yi diplomatik bir çıkmaza sürükledi.
KRİTİK TALEPLER VE ABD'NİN TEPKİSİ
Putin'in Trump'a ilettiği talepler arasında, Rusya'nın ilhak ettiğini duyurduğu Ukrayna topraklarının tanınması, Ukrayna'nın silahsızlandırılması ve Devlet Başkanı Zelenski'nin yargılanması gibi maddeler yer aldı. Bu taleplerin yanı sıra Rusya Dışişleri Bakanlığı, Washington'a Ukrayna'nın NATO'ya katılmaması ve ordusunun küçültülmesi gibi tavizler içeren bir not iletti. Ancak Trump, bu tür talepleri daha önce de duyduğundan bıkkınlık belirtisi göstererek, Budapeşte'deki görüşmenin gereksiz olduğuna karar verdi.
DİPLOMATİK İLİŞKİLERDE SERT DÖNÜŞ
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmenin ardından Moskova'nın müzakereye yanaşmadığı yönündeki bilgisi ve Trump'a zirveyi iptal etme tavsiyesi, ABD'nin Ukrayna politikasında önemli bir değişikliğe işaret etti. Rusya ile uzlaşma arayışını sonlandıran ABD, diplomatik ilişkileri en alt seviyeye çekme kararı aldı. Trump'ın daha önce Putin'e yakın bir duruş sergileyerek Ukrayna'ya Tomahawk füzesi sağlama planından vazgeçmesi, Lavrov'un sert tutumu ve New York'ta kullandığı "Ukrayna Nazilerin kontrolünde" ifadesi, Washington'daki yetkililerin görüşmelerin sonuçsuz kalacağı kanaatine varmasına neden oldu. Rus askerlerinin Ukrayna cephelerinde ilerleme kaydetmesi, Rusya'ya pazarlık gücü sağlarken, Trump'ın Putin ile telefon görüşmesinde Ukrayna'nın doğusundaki başarılarıyla övünülmesinden rahatsız olması da zirvenin iptalinde etkili oldu. Kremlin'in sessiz kalması ve Rusya'nın Alaska'daki görüşmenin başarısızlığından Ukrayna ve Avrupa'yı sorumlu tutması, gerilimin tırmandığını gösteriyor. Eski ABD istihbarat yetkilisi Peter Schroeder'e göre, Putin'in Trump'ı kendi bakış açısını anlamaya ikna edememesi hayal kırıklığına yol açıyor.



