ABD medyasında yer alan iddialara göre, Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanma kararında kendi kabinesinden çok dış müttefiklerin ve bazı etkili isimlerin yoğun baskısı etkili oldu. Bloomberg'in analizine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, medya patronu Rupert Murdoch ve muhafazakar yorumcular, Trump'ı savaş konusunda ikna etmek için yoğun bir lobi faaliyeti yürüttü.
İç Çevrede 'Frenleyici' Mekanizma Zayıf
Trump'ın ilk başkanlık döneminin aksine, bu kez Beyaz Saray içinde askeri çatışma fikrine mesafeli duran isimlerin bulunmasına rağmen, Trump'a doğrudan "hayır" diyebilen bir mekanizmanın olmadığı vurgulanıyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance gibi isimlerin askeri müdahale konusundaki çekincelerine rağmen, Özel Kalem Müdürü Susie Wiles'ın da süreci dengelemek yerine sadece seçenekleri sunduğu ve karar alma sürecini hızlandırdığı belirtiliyor.
'Önce Amerika' Destekçilerinden Bile Savaş Kararına Tepki
Dördüncü haftasına giren İran savaşı, sadece Ortadoğu'yu değil, ABD iç siyasetini de derinden etkiliyor. Trump'ın "yabancı savaşları bitirme" vaadine rağmen girdiği bu yol, enerji maliyetlerini artırarak Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için endişe kaynağı oluşturuyor. Hatta Trump'ın en sadık destekçileri arasında yer alan Tucker Carlson ve Steve Bannon gibi "Önce Amerika" akımının önde gelen isimleri bile operasyonu sert bir dille eleştiriyor. Yönetim içindeki ilk somut çatlak ise Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in, "Amerikan halkına faydası olmayan bir savaşta gelecek nesilleri ölüme göndermeyi destekleyemem" diyerek istifa etmesiyle ortaya çıktı. Buna karşın Trump, "İkinci dönemimde çok daha fazla güce sahibim" diyerek "tek adam" vurgusu yapıyor.



