İsrail basını, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının yarattığı enerji krizine karşı ülkelerin mücadele ederken, ABD basınının da Çin'in bu tür bir senaryoya yıllardır hazırlandığını aktardığını bildirdi.

TRUMP'IN ETKİSİ BÜYÜK
İsrail merkezli Maariv gazetesi, Trump'ın baskısının 'bir canavar doğurduğunu' belirterek, Orta Doğu'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla ortaya çıkan enerji şokunun dünyanın büyük bölümünü hazırlıksız yakaladığını vurguladı. Ancak, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin'in bu duruma uzun süredir hazırlandığı ifade edildi. New York Times'a göre, Pekin son yıllarda büyük miktarlarda petrol stoklayarak, güneş, rüzgar ve hidroelektrik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına önemli yatırımlar yaptı. Bu durum, Çin'deki benzin ve dizel talebinin sürekli düşmesine neden oldu.
ALARM ZİLLERİ ÇALDI
Haberde dikkat çeken bir diğer nokta, Çin'in enerji bağımsızlığına giden yolda en büyük itici gücün Washington'dan kaynaklanması. Donald Trump'ın ilk döneminde yaşanan ticaret savaşları ve teknoloji rekabeti, Pekin'de alarm zillerinin çalmasına yol açtı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping liderliğindeki Komünist Parti, Batı tedarik zincirlerine bağımlılığı azaltma gereğini fark ederek kendi kendine yetme stratejisini hızlandırdı. Uzmanlar, petrol ve gaz fiyatlarının küresel ölçekte yükseldiği bir ortamda Çin ekonomisinin dikkat çekici bir dayanıklılık gösterdiğini belirtiyor. Örneğin, gübre fiyatlarının dünya genelinde hızla artmasına rağmen, Çin'de kömür bazlı üretim sayesinde fiyatlar önemli ölçüde daha düşük seviyelerde kalıyor.


