ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'daki çatışmalardan 'yorgun düşmesi' ve dikkatini Karayipler'e çevirmesi, Küba üzerinde artan baskıyla birlikte yeni bir gerilimin fitilini ateşliyor. Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun sergilediği sert tutum, ABD'nin komşusu olan bu ada ülkesine yönelik işgal tehditlerinin ciddiyetini gözler önüne seriyor. Bu olası bir müdahale, 1962'deki Küba Füze Krizi'nden bu yana Washington ile Havana arasındaki en büyük diplomatik ve askeri krizi tetikleme potansiyeli taşıyor.
ASKERİ HAZIRLIKLAR VE MONROE DOKTRİNİ
Sahada belirgin hareketlilik dikkat çekiyor; Şubat ayından bu yana Küba kıyılarındaki gözetleme uçuşlarında ciddi bir artış yaşandı. ABD donanmasının büyük bir bölümü İran çevresinde konuşlu olsa da, Trump yönetimi Küba'ya yönelik ablukayı sürdürüyor. Ekonomik baskının yanı sıra, Trump'ın kendi 'Monroe Doktrini'ni' hayata geçirme ve Batı Yarımküre'deki ABD etkisini genişletme arzusu, askeri hazırlıkları hızlandırdı. Bu stratejinin temel amacı, Küba hükümetini devirmek ve ABD'nin nüfuz alanını pekiştirmek olarak öne çıkıyor. Trump yönetiminin bu hedefe ulaşmak için ilk adımı, geçtiğimiz hafta Havana'ya uygulanan ek yaptırımlar oldu. Küba Dışişleri Bakanlığı bu adımları 'soykırım niteliğinde toplu cezalandırma' olarak nitelendirirken, ada ülkesi ağır bir enerji kriziyle boğuşuyor; temel hizmetlerin aksaması ve sık elektrik kesintileri halkı derinden etkiliyor.
VENEZUELA BAĞLANTISI VE SİYASİ BASKI
Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun yakalanması, Küba'nın en kritik petrol kaynağıyla olan bağını kopararak durumu daha da karmaşık hale getirdi. Buna rağmen Küba halkının sosyalist hükümete desteğini sürdürmesi, Trump'ın sabrını taşırmaya başladığı ve askeri müdahale seçeneğini gündeme getirdiği belirtiliyor. Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'nın Trump'ın kendisine Küba'yı işgal etme niyeti olmadığını söylediğini aktarmasına rağmen, Trump'ın bir uçak gemisini Küba açıklarına konuşlandırma ihtimalini ima etmesi, gerilimi tırmandırıyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Küba'nın ekonomik sistemini 'beceriksiz komünist' olarak eleştirmesi ve Beyaz Saray yetkililerinin ülkeyi 'kötü yönetilen başarısız bir ülke' olarak tanımlaması, diplomatik çözüm arayışlarının yanı sıra ulusal güvenlik tehditlerine karşı taviz verilmeyeceği mesajını veriyor. 20 Mayıs'taki Küba Bağımsızlık Günü, hem Miami hem de Küba halkı için büyük bir beklenti ve endişe kaynağı olmaya devam ediyor.



