EKONOMİ
Yayınlanma : 13 Haziran 2026 12:23
Düzenleme : 13 Haziran 2026 12:23

Trump'ın 'anlaşma' vaatleri petrolü coşturdu, piyasalar raydan çıktı

Trump'ın 'anlaşma' vaatleri petrolü coşturdu, piyasalar raydan çıktı
Trump'ın 'anlaşma yakın' söylemleri petrol piyasalarında sert dalgalanmalara neden olurken, ABD enerji ihracatında zirveye çıktı. Jeopolitik riskler ve diplomatik belirsizlik fiyatları etkilemeye devam ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile bir anlaşmaya varılacağına dair tekrarladığı iyimser sözleri, petrol piyasalarında adeta bir roller coaster etkisi yarattı. Trump'ın 'anlaşma yakın' söylemleri, diplomatik sürecin belirsizliğiyle birleşince, ham petrol fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşandı.

Hürmüz Boğazı ve Trump'ın Sözleri Fiyatları Uçurdu

Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek arz kesintisi endişeleriyle birlikte ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak adımları, petrol fiyatlarını son yılların zirvesine taşıdı. 28 Şubat'tan bu yana devam eden bu süreçte, Brent petrolün varil fiyatı 100 dolar civarında seyretti. Bu dönemde Trump'ın sık sık dile getirdiği anlaşma ve ateşkes çağrıları, enerji piyasalarındaki beklentileri şekillendiren kilit bir faktör haline geldi. Mart ayından bu yana en az 30 kez İran'la diplomatik bir çözümün yakın olduğunu belirten Trump'ın açıklamaları, piyasalarda hem bir rahatlama hem de bir beklenti yarattı. Ancak bu açıklamalar somut bir anlaşmaya dönüşmeyince, petrol piyasalarındaki yüksek volatilite devam etti. "Anlaşma yakın" ve "görüşmeler verimli" gibi ifadeler fiyatları bir nebze düşürse de, kalıcı bir uzlaşının sağlanamaması ve jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmaması, fiyatların savaş öncesi seviyelere inmesini engelledi. Bu durum, petrol ve doğal gaz üreticileri için yüksek gelir anlamına gelirken, enerji fiyatlarının ekonomik faaliyetleri baltalayacak kadar yükselmesini de önledi. Sonuç olarak, enerji talebi güçlü kaldı ve ABD'li üreticiler de bu yüksek fiyat ortamından faydalanmayı sürdürdü.

ABD Enerji İhracatında Zirveye Oturdu

Bu karmaşık tablo, petrol ve doğal gaz üretimindeki büyük artış sayesinde net enerji ihracatçısı konumuna yükselen ABD'nin enerji sektörünün ekonomik olarak avantaj sağlamasına yol açtı. Gemi takip şirketi Vortexa'nın verilerine göre, ABD'nin ham petrol ve petrol ürünü ihracatı mayıs ayında günlük ortalama 10,5 milyon varile ulaşarak, art arda üçüncü ayda da küresel sıralamada ilk sıraya yerleşti. Aynı dönemde Rusya'nın petrol ihracatı günlük 7 milyon varil, Suudi Arabistan'ın ise 5,9 milyon varil olarak kaydedildi. Geçen yıla kıyasla bu rakamlar önemli bir artışa işaret ediyor; zira geçen yıl Suudi Arabistan günlük 8,1 milyon varil, ABD 6,6 milyon varil ve Rusya 5,8 milyon varil ihraç etmişti. Yüksek fiyat ortamı, ABD'nin kaya petrolü sektöründeki faaliyetlerini de canlandırdı. ABD merkezli enerji araştırma şirketi Primary Vision'ın verileri, petrol sahalarındaki operasyonların hızlandığını gösteriyor. Savaşın başlamasından bu yana ABD kaya petrolü sektöründeki faaliyetler belirgin bir ivme kazandı; Frac Spread Count ve Frac Job Count gibi göstergelerdeki güçlü artışlar, basınçlı pompalama kapasitesinin 2022'den bu yana en sıkışık seviyeye ulaştığını ortaya koyuyor. Kapasite kullanım oranındaki yükseliş de sektördeki büyümenin devam ettiğinin bir kanıtı.

'Anlaşma Yakın' Söylemleri Piyasalara Damga Vurdu

Trump'ın İran ile müzakerelere yönelik iyimser açıklamaları, petrol piyasasında son ayların en dramatik fiyat hareketlerini tetikledi. Trump'ın Orta Doğu'daki gerilimin azalacağına ve İran'la diplomatik çözüm bulunacağına dair sözleri üzerine Brent petrol, 10 Mart'ta yüzde 11,3'lük bir düşüşle 87,80 dolara kadar geriledi. Ardından, 16 Mart'ta Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerinin yeniden başladığına dair haberlerin etkisiyle yüzde 6,9 değer kaybederek 96,04 dolara indi. Trump'ın 23 Mart'ta tarafların anlaşmaya ilişkin "neredeyse tüm konularda uzlaşı sağladığını" duyurmasıyla Brent petrol aynı gün yüzde 9,8 düşüşle 95,92 dolardan kapandı. Ertesi gün Trump, İran'ın anlaşma yapmaya "çok istekli" olduğunu öne sürerken, 25-29 Mart'ta Tahran'ın anlaşma için yoğun çaba gösterdiğini ve hatta "yalvardığını" iddia etti. Ancak bu iyimser mesajlara rağmen kalıcı bir uzlaşının sağlanamaması, Brent petrolün mart ayını jeopolitik risklerin etkisiyle 118,35 dolardan kapatmasına neden oldu. Nisan ayında da benzer bir senaryo yaşandı. Trump'ın ateşkes ve anlaşmaya yakın olunduğuna dair açıklamaları, 7 Nisan'da Brent petrolü yüzde 0,5, 8 Nisan'da ise yüzde 13,3 düşürdü. Trump'ın 15 ve 17 Nisan'da anlaşmanın çok yakın olduğunu, İran'ın talepleri kabul ettiğini ve birkaç gün içinde uzlaşı sağlanabileceğini söylemesi, piyasalardaki risk primini azalttı. Bu açıklamaların etkisiyle Brent petrol, 17 Nisan'da yüzde 9,1 düşüşle 90,38 dolardan günü tamamlayarak, 10 Mart'tan bu yana en düşük kapanışını kaydetti. Buna rağmen, diplomatik sürecin sonuç vermemesi nedeniyle risk primi tamamen ortadan kalkmadı. Nisan sonuna gelindiğinde Brent petrol, gün içinde 126 doların üzerine çıkarak son 4 yılın en yüksek seviyesini gördü ve ayı 114,01 dolardan tamamladı. Mayıs ayında ise Trump'ın tarafların uzlaşıya çok yakın olduğu yönündeki açıklamaları tekrar satış baskısını gündeme taşıdı. Brent petrolün varil fiyatı ay boyunca kademeli olarak gerileyerek 108 dolar seviyelerinden 92 dolar bandına indi. Ancak anlaşmanın somutlaşmaması ve jeopolitik gerilimin sürmesi, piyasalardaki oynaklığın yüksek kalmasına yol açtı.