Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a yönelik hamleleriyle başlayan ve bir aydır devam eden gerilim, bölgesel bir çatışmanın ötesine geçerek küresel bir krize dönüştü. Bu süreçte, uluslararası alanda etkili yayın organlarından The Economist dergisi, son sayısındaki dikkat çekici kapağıyla gündeme oturdu.

NAPOLYON'UN SÖZÜ VE ÇİN'İN SİYASETİ
Derginin kapağında, "Düşmanın hata yaparken asla müdahale etme" sözü ve ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in görselleri yer aldı. Bu kapakla Trump yönetiminin İran politikası sert bir dille eleştirildi. Analizde, İran'a karşı başlatılan operasyonların başlangıçta rejimi zayıflatma ve nükleer hedefleri engelleme vaadi taşıdığı belirtilirken, bu stratejinin küresel sonuçlar doğurmasının beklendiği vurgulandı. Özellikle yükselen güç Çin'i baskı altına alarak dünya düzenini değiştirme hedefinin altı çizildi. Çinli yetkililer ve uzmanların ise bu durumu ABD açısından ciddi bir stratejik hata olarak gördüğü aktarıldı. Bu durumun arkasında ise Napolyon Bonapart'a atfedilen ve "Düşmanın hata yaparken asla müdahale etme" sözüyle özetlenen bir stratejik ilke yatıyor.
SUN TZU'NUN SAVAŞ SANATI VE GÜNCEL JEOPOLİTİK
Bu yaklaşımın, antik Çinli stratejist Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı"nda ortaya koyduğu temel prensiplerle de örtüştüğü belirtildi. Sun Tzu'ya göre sabır ve fırsatçılık, rakibin kendi kendine zarar vermesini beklemek, doğrudan müdahaleden daha etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. The Economist'in kapağındaki bu ifade, günümüz jeopolitiğine uyarlanarak çarpıcı bir mesaj veriyor: Düşmanın kendi hatalarıyla zayıflamasını izlemek, ona doğrudan saldırmaktan daha akıllıca olabilir. Çünkü hata yapan bir düşman, çoğu zaman kendi kendini yenilgiye sürüklerken, erken müdahale bu hataların düzeltilmesine yol açabilir. Derginin alt metninde yankılanan temel fikir ise, en büyük zaferin savaşmadan kazanılan zafer olduğu yönünde.


