GÜNDEM
Yayınlanma : 09 Mayıs 2026 18:49
Düzenleme : 09 Mayıs 2026 18:49

Teknoloji çağında insanlık alarm veriyor: 'Zihinlerimiz kontrol altına mı alınıyor?

Teknoloji çağında insanlık alarm veriyor: 'Zihinlerimiz kontrol altına mı alınıyor?
İletişim Başkanı Duran, teknoloji şirketlerinin artan gücü ve yapay zekanın karar alma süreçlerindeki rolü konusunda endişelerini dile getirerek, dijital çağda insanlığın kimliğini korumanın ve stratejik otonomiyi güçlendirmenin önemini vur

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT'nin düzenlediği NEXT TRT 2026 etkinliğinde yaptığı konuşmada, dijitalleşen dünyanın getirdiği endişeleri ve teknoloji şirketlerinin artan gücünü mercek altına aldı. Farklı ülkelerden gelen gençlerle bir araya gelen Duran, geleceğin bu gençlerin şekillendireceğini vurgulayarak, teknolojiye karşı eleştirel bir bakış açısı benimsemenin önemine dikkat çekti.

YENİ DÜNYANIN ENDİŞELERİ VE TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNİN ROLÜ

Duran, ABD merkezli teknoloji şirketi Palantir'in yayımladığı 22 maddelik manifestoyu hatırlatarak, teknolojinin toplumu ve devletleri nasıl şekillendirdiğini, askeri ve jeopolitik üstünlük için nasıl kullanıldığını çarpıcı örneklerle anlattı. Savaşlarla gelişen teknolojinin artık savaşları daha da güçlendirdiği bir sarmala girildiğini belirten Duran, teknoloji şirketlerinin sadece mecralar sunmakla kalmayıp, aynı zamanda insanların düşünce dünyasını ve anlatılarını kuran çok etkili bir konuma geldiğini söyledi. Algoritmalar, filtreler ve yankı odalarıyla insanların kontrol edildiğini, bu yazılımların masum olmadığını ifade etti.

YAPAY ZEKA KARAR ALMA SÜRECİNE DAHİL OLABİLİR Mİ?

Son dönemde insanların yapay zekaya danışarak karar alma süreçlerini yönlendirme eğiliminde olduğunu belirten Duran, "Verilerden yola çıkarak bu teknolojileri kullanarak çok daha iyi doktorluk yapabilirsiniz, çok daha iyi ürün üretebilirsiniz. Fakat insan olmanın yerine geçecek kararları da ChatGPT'ye mi aldıracağız? Bu, çok önemli bir sorun." diyerek bu duruma dikkat çekti. İnsanların zihinlerinin ve vicdanlarının teknoloji şirketlerinin kontrolüne geçme riskine karşı uyarılarda bulundu. Bu endişelerin üretkenliğe yol açabileceğini, ancak aynı zamanda insanlığın özgürlüğü ve kimliği üzerine ciddi sorular sordurduğunu dile getirdi.

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK OTONOMİSİ VE MEYDAN OKUMALAR

Duran, teknolojik rekabetin uluslararası bir mücadeleye dönüştüğünü, dünyanın çok kutuplu bir yapıya evrildiğini söyledi. Türkiye gibi ülkelerin bu yeni düzende stratejik otonomisini güçlendirmesi ve geleceğe dair söz söylemesi gerektiğini vurguladı. "Sadece söz söylemek değil, bir şeyler yapmak gerekiyor." diyen Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Dünya beşten büyüktür' söyleminin bir eylem planı olduğunu ve Türkiye'nin çeşitli krizlerdeki müdahil rolüyle bu vizyonu hayata geçirdiğini belirtti. Gazze'de yaşananların, değerler etrafında şekillenen dünya siyasetinin yalan olduğunu ve Batı'nın liberal söylemlerinin çöküşünü gösterdiğini ifade etti. Bu zorlu dünyada, krizler çağında insan kalabilmenin önemine değinen Duran, Türkiye'nin imkanlarını haksızlıkların önlenmesi ve adaletin hakim kılınması için kullandığını sözlerine ekledi.