Fransa, çevre ve insan sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturan perfloroalkil ve polifloroalkil maddeleri (PFAS) içeren ürünlere karşı radikal bir adım atarak kapsamlı bir yasak sürecini başlattı. 'Sonsuz kimyasallar' olarak da bilinen bu maddelerin kullanımı, 1 Ocak itibarıyla belirli ürün gruplarında tamamen sonlandırılacak.
Teflon tavalar ve diğer ürünler yasaklanıyor
Fransa Resmi Gazetesi'nde yayımlanan kararnameye göre, yüksek düzeyde PFAS içeren teflon tavaların satışı ve kullanımı 1 Ocak'tan itibaren yasaklanacak. Bu karar, Avrupa Birliği'nin 2020 yılından bu yana uyguladığı kısıtlamalara rağmen hala milyonlarca kişi tarafından kullanılan bu ürünler için önemli bir dönüm noktası oluşturuyor. Fransa, bu konuda en sert önlemleri alan ülkelerden biri olma özelliğini taşıyor.
Genişleyen yasak listesi: Tekstilden kozmetiğe
Yasaklar sadece mutfak gereçleriyle sınırlı kalmayacak. 1 Ocak'tan itibaren tekstil ürünleri, ayakkabılar, kozmetik ürünleri ve hatta kayak mumları gibi birçok tüketim malında da PFAS kullanımı yasaklanacak. Bu düzenleme, Fransa'da üretilen, satılan, ithal edilen ve ihraç edilen tüm yeni ürünleri kapsayacak. Ancak, ordu ve savunma alanında kullanılan özel güvenlik ekipmanları ile stratejik ürünler, güvenlik gerekçesiyle bu yasaktan muaf tutulacak. Firmalara, 1 Ocak 2026'dan önce üretilmiş ve stoklarda bulunan PFAS içeren ürünler için 12 aylık bir geçiş süresi tanınarak mevcut stokların piyasadan çekilmesine izin verilecek.
Sağlık riskleri ve Türkiye'ye yansımaları
Uzmanlar, teflon tavaların yüzeyleri çizildiğinde içerdikleri kimyasalların yemeklere karışarak vücuda alınabildiğini belirtiyor. Yapışmazlık sağlayan bazı PFAS türevlerinin tiroid fonksiyonlarını bozabileceğine dair güçlü bilimsel kanıtlar bulunuyor. Araştırmalar, PFAS ailesinden perflorooktanoik asidin (PFOA) vücutta birikerek karaciğer, böbrek, bağışıklık sistemi ve üreme sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini, hatta anne sütüyle bebeklere geçerek risk oluşturabileceğini gösteriyor. Fransa'nın bu kararı, Türkiye'deki durumu da gündeme getirirken, henüz kapsamlı bir yasak olmasa da AB uyum süreci kapsamında benzer kısıtlamaların Türkiye'de de gelecekte hayata geçirilmesi bekleniyor.


