GÜNDEM
Yayınlanma : 06 Ekim 2025 10:19
Düzenleme : 06 Ekim 2025 10:19

Suriye'de geçiş döneminin ilk Halk Meclisi seçimleri yapıldı

Suriye'de geçiş döneminin ilk Halk Meclisi seçimleri yapıldı
Suriye'de 8 Aralık 2024 sonrası başlayan geçiş döneminin ilk Halk Meclisi seçimleri, ülkenin yeniden yapılanması açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Seçimler, çalkantılı bir ortamda gerçekleşse de, yeni siyasi yapının temellerini atma amacı taşıyo

Suriye'de dün gerçekleştirilen Halk Meclisi seçimleri, 8 Aralık 2024'te Esad yönetiminin devrilmesinin ardından başlayan yeni dönemin ilk oylaması olması sebebiyle büyük önem taşıyor.

SEÇİMLERİN ÖNEMİ VE ELEŞTİRİLER

Hükümet tarafından belirlenen yaklaşık 6 bin komite üyesinin oy kullandığı seçimler, demokratik standartları tam olarak karşılamasa da, ülkenin içinde bulunduğu çalkantılı geçiş süreci açısından kayda değer bir adım olarak nitelendiriliyor. Geçiş dönemi Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın dokuz ay önce göreve başlaması ve mevcut hükümetin yedi aydır iktidarda olması göz önüne alındığında, bu seçimin olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmesi anlaşılır bir durum. Ancak, mevcut Şam yönetiminin ülke genelindeki hakimiyetini tam olarak kuramamış olması, YPG'nin Fırat'ın doğusunu silahlı gücüyle kontrol etmesi ve İsrail'in güneydeki Süveyda bölgesi başta olmak üzere istikrarsızlaştırıcı eylemlerini sürdürmesi, Suriye'deki seçimlerin ne denli zorlu bir atmosferde yapıldığını gözler önüne seriyor. Seçim Komitesi, güvenlik gerekçeleriyle YPG kontrolündeki bölgeler ve Süveyda'da oy kullanılmasına izin vermedi, ancak bu bölgelerden seçilecek temsilcilerin sandalyelerinin boş bırakılacağını duyurdu. Seçim sürecini eleştirenler ise oluşacak Halk Meclisi'nin temsiliyet gücünün olmayacağını ve mevcut yönetimin bir yasama organı olarak işlev göreceğini savunuyorlar. Doğrudan seçimler yapılana dek Suriye'de halkın iradesini yansıtan bir meclisin var olmayacağını belirtenler, seçim sürecini destekleyenleri demokrasi yerine kırılgan bir istikrarı öncelendirmekle suçluyor.

SEÇİM SÜRECİ VE MECLİS YAPISI

Seçimlerin yapılması, Suriye'de gelişmelerin istenilen yönde ilerlediği, istikrarın korunması ve ülkenin yeniden yapılanması için gerekli yatırımların sağlanması açısından Halk Meclisi'nin kurulmasının önemine işaret ediyor. Geçiş dönemi Devlet Başkanı Şara, 29 Mart'ta beş yıllık geçici anayasa çerçevesinde Halk Meclisi'ni oluşturmayı ve yeni siyasi hayatı kurumsallaştırmayı hedefleyen hükümeti ilan etmişti. Dün yapılan seçimler de bu amaca hizmet etti. Seçimler sonucunda 210 üyeden oluşacak Suriye Halk Meclisi'nin üçte biri, yani 70 üyesi doğrudan Devlet Başkanı Şara tarafından atanacak. Kalan üyeler ise dün yapılan seçim sonuçlarına göre belirlenecek. Her bölgenin nüfus oranına göre parlamentoda temsil edilmesi öngörülürken, kadınların temsili için de yaklaşık yüzde 20'lik bir kota uygulanacak. Şara'nın seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından atanacak 70 kişilik vekil grubunu netleştireceği belirtiliyor. Oluşacak parlamentonun en önemli görevlerinden biri de yeni anayasanın hazırlanması olacak.

ŞARA'DAN AÇIKLAMALAR VE TÜRKİYE'NİN TUTUMU

Geçiş dönemi Devlet Başkanı Şara, yaptığı açıklamalarda, yedi aydır görevde olan hükümetin bu aşamada seçimleri gerçekleştirmesinin 'tarihi bir gelişme' olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ülkedeki mevcut koşullara dikkat çekerek, tüm Suriyelilerin ülkenin yeniden imarı sürecine destek vermesi çağrısında bulundu. 2011-2025 yılları arasındaki iç savaşın demografik yapıyı bozması, pek çok Suriyelinin vatandaşlık haklarını kayıt altına alamaması ve güvenlik sorunlarının devam etmesi, Şara'nın işaret ettiği geçiş döneminin henüz çözülememiş sorunları arasında yer alıyor. Seçim Komisyonu da bu nedenlerle doğrudan seçim yapmanın mümkün olmadığını belirtiyor. 8 Aralık sürecinin ardından Suriye'nin siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında yeniden inşasında önemli rol oynayan ülkelerden biri olan Türkiye de seçimlerin gerçekleşmesinden memnuniyet duyuyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 4 Ekim'deki bir TRT röportajında, seçimlerin Suriye'de yeni bir hayatın ve sistemin kurulduğuna dair hükümetin ilanından sonraki ikinci önemli adım olduğunu ve kurumsallaşma açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Bununla birlikte Fidan, Türkiye'nin önceliğinin YPG'nin Suriye ordusuna entegrasyonunun bir an önce tamamlanması olduğunu da ifade etti. Fidan, Suriye'nin bölünme tehdidini ortadan kaldırmak için YPG'nin niyetini ortaya koyması ve Şam ile anlaşması gerektiğini, ayrıca güneydeki Dürzi meselesinin ülkenin bütünlüğünü tehlikeye atmadan çözülmesi gerektiğini söyledi. Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani'nin 8 Ekim Çarşamba günü Ankara'da olacağını ve son gelişmelerin ele alınacağını da ekledi.