İran'da rejim karşıtı gösteriler tüm ülkeye yayılırken, ABD'de yaşayan devrik İran Şahı'nın oğlu Rıza Pehlevi, açıklamalarıyla yeniden dikkatleri üzerine çekiyor. 49 yıldır ülkesine adım atamayan Pehlevi, protestoculara destek verirken, bazı göstericilerden de destek görüyor ve büyük tartışmalara yol açıyor.
VELİAHTLIKTAN SÜRGÜNE UZANAN BİR HAYAT
Rıza Pehlevi, 1960 yılında doğdu ve 1967'de babası Muhammed Rıza Pehlevi'nin taç giymesiyle veliaht prens ilan edildi. 1977'de pilotluk eğitimi için ABD'ye gittiğinde, İran'da 1979'da her şey değişecekti. Babasının İran İslam Devrimi'yle devrilmesiyle sürgün hayatı başlayan Pehlevi, eğitimine önce Kahire'de, ardından ABD'de devam etti. Babasının 1980'de ölümüyle kendini yeni İran Şahı olarak ilan etti, ancak bu unvan resmi olarak tanınmadı.
PROTESTOLARLA YENİDEN ÖNE ÇIKIYOR
ABD'de yaşamını sürdüren Rıza Pehlevi, İran'daki protestolar hakkında konuşarak adından yeniden söz ettirmeye başladı. 2009'daki yeşil protestolar ve 2022'de Mahsa Amini'nin ölümünün ardından patlak veren olaylardan sonra değişim çağrısında bulundu. 2025'in son günlerinde patlak veren olayların büyümesiyle Pehlevi adı yeniden gündeme geldi. İran diasporasının destek mitinglerinde açılan Rıza Pehlevi posterleri ve şahlık dönemi İran bayrakları dikkat çekerken, Pehlevi, "İslami Cumhuriyet'i ve onun yıpranmış, kırılgan baskı aygıtlarını dizleri üzerine çökerteceğiz" dedi.
DESTEK VE TARTIŞMALAR DEVAM EDİYOR
Rıza Pehlevi, her fırsatta öne çıkmaya çalışmasına ve diasporada destek bulmasına rağmen, 49 yıldır adım atmadığı İran'da ne kadar desteğe sahip olduğu bilinmiyor. ABD'li medya kuruluşlarına verdiği söyleşilerde "Barışa ulaşmanın tek yolu seküler ve demokratik bir İran" diyen Pehlevi, ülkenin geçiş dönemine liderlik edebileceğini belirtti. Ancak, 2023'te İsrail'i ziyaret etmesi ve 2025 Haziran'ındaki İsrail-ABD'nin İran'a karşı hava saldırılarına destek vermesi eleştiriliyor. Son protestolarla birlikte, ABD Başkanı Donald Trump, güvenlik güçlerinin İranlı göstericilere ateş açması durumunda İranlıları destekleyeceğini söyledi, daha sonra da Pehlevi ile görüşmenin "uygun olup olmadığından emin olmadığını" ifade etti.



