Koronavirüs düzenlemesini de içeren 11. Yargı Paketi, yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulacak. Bu düzenlemenin ilk etapta yaklaşık 50 bin hükümlüyü etkilemesi bekleniyor. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından duyurulan paketin temel amacı, suçla ve suçlularla mücadelede cezaların caydırıcılığını artırmak olarak belirtildi.
ORGANİZE SUÇLARA VE MAGANDALIĞA AĞIR CEZALAR YOLDA
Paket kapsamında, 18 yaşından küçük çocukları suça karıştıran organize suç örgütlerine yönelik cezalar önemli ölçüde ağırlaştırılıyor. Silahlı çetelerin, reşit olmayanları suç aracı olarak kullanması halinde, örgüt yöneticileri için 30 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Ayrıca, toplu alanlarda havaya ateş açarak kamu güvenliğini tehlikeye atan kişilere yönelik cezalar da artırılarak, bu suçu işleyenlere 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası uygulanması planlanıyor. Trafikte "yol kesme" eylemi artık tek başına bir suç olarak tanımlanıyor ve bu eylemi gerçekleştirenlere 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Taksirle yaralama suçunda ise basit halde ceza 2 yıla, birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunması durumunda ise 5 yıla kadar hapis cezası olarak düzenleniyor.
BİLİŞİM SUÇLARINA KARŞI YENİ ÖNLEMLER VE İNFAZ REJİMİNDE DÜZENLEME
11. Yargı Paketi, bilişim suçlarıyla mücadelede de yeni tedbirler getiriyor. Buna göre, fotoğraf, yüz tanıma, parmak izi veya çipli kimlik kartı gibi biyometrik doğrulama yöntemleri kullanılmadan banka hesabı açılamayacak. Şüpheli durumlarda ilgili banka hesabı 48 saate kadar askıya alınabilecek. Bir kişi adına alınabilecek GSM hat sayısına Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından bir sınırlama getirilecek ve belirlenen sınıra uymayan kişilere ve operatörlere cezai işlem uygulanacak. Pakette ayrıca, infaz rejimine ilişkin bir düzenleme de bulunuyor; "tam akıl hastası" olan hükümlülerin, belirli bir süre sağlık kurumunda tutulmadan salıverilmesinin önüne geçilecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 23 yılda sağlığa büyük önem verdiklerini belirttiği bu dönemde, İstanbul Üniversitesi'nde LGBT'yi savunan bir grubun 'şeriata geçit yok' sloganları atarak güvenlik görevlilerine saldırması da dikkat çeken başka bir gelişme olarak kayıtlara geçti.



