ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Jeffrey Epstein'e yönelik soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla yeni dosyanın kamuoyuyla paylaşıldığını açıklamasının ardından, Epstein'in yazışmalarında çarpıcı bir detay dikkatleri çekti. Belgeler arasında yer alan Temmuz 2019 tarihli bir mektup, Epstein'in avukatının, aynı zamanda FETÖ terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in de avukatlığını yapan Weingarten olduğunu ortaya koydu.
EPSTEIN DOSYALARINDAKİ ÇARPICI MEKTUP
Weingarten imzalı mektupta, hukuk şirketinin Epstein'i temsil ettiği belirtiliyor. Mektup, "Yukarıda belirtilen konuda Jeffrey Epstein'i temsil ediyoruz. Aşağıdaki belgelerin korunması ve ibrazını talep etmek için bu mektubu yazıyoruz." ifadesiyle başlıyor ve altında bu taleplerin detayları yer alıyor. Mektubun sonunda ise, "Hükümetin yukarıdaki talepleri yerine getirip getirmeyeceğini bize bildiriniz, böylece Bay Epstein, yargı müdahalesine başvurmanın gerekli olup olmadığını belirleyebilir." deniliyor.
WEINGARTEN'IN GÜLEN İLE BAĞLANTISI
Weingarten'ın, Gülen'in ABD'deki avukatlığını yaptığı ve daha önce müvekkilinin darbe girişimiyle bağlantısı olduğu iddialarını reddettiği biliniyor. Weingarten, geçmişte Gülen'in güvenliğinden endişe duyduklarını belirterek, bu konuda ABD'li yetkililerden yardım isteyip istemeyeceklerini tartıştıklarını ifade etmişti. Bu yeni belge, Weingarten'ın hem Gülen hem de Epstein'i aynı dönemde temsil ettiğini gösteriyor.
EPSTEIN DOSYALARININ KÜRESEL YANKILARI
Jeffrey Epstein, en küçüğü 14 yaşında olmak üzere onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanıyordu. Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu. Açıklanan dava dosyalarında Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield, Alan Dershowitz ve Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı. FBI ise yaptığı inceleme sonucunda, Epstein'in intihar ettiği sonucuna varmış ve "müşteri listesi"ne dair kanıt bulunamadığını açıklamıştı.



