30 Mart Dünya Sıfır Atık Günü kapsamında Türkiye Çevre Ajansı, sıfır atık yaklaşımına dair yürütülen çalışmaları ve gelecekteki hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.
SIFIR ATIK YAKLAŞIMI BİR DÖNÜŞÜM MODELİDİR
Türkiye Çevre Ajansı Başkanı, sıfır atık yaklaşımının sadece çevre politikası değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal dönüşüm modeli olduğunu vurguladı. "Atık dediğimiz şey bir çöp değil; doğru yönetildiğinde ekonomiye kazandırılacak bir değer ve milli bir servettir" açıklamasında bulundu. Ayrıca, Türkiye genelinde uygulanan Depozito Yönetim Sistemi ile içecek ambalajlarının kaynağında ayrı toplanarak geri dönüşüme kazandırıldığı belirtildi.
DEPOZİTO YÖNETİMİ İLE EKONOMİYE KATKI
Tamamen yerli ve milli altyapıyla geliştirilen sistem sayesinde, ambalajların üretimden iade sürecine kadar dijital olarak takip edilebiliyor. Bugün itibarıyla 53 ilde aktif olan bu sistem, 117 binden fazla kullanıcıya ulaşarak 12,5 milyon ambalajın doğaya karışmadan ekonomiye kazandırılmasını sağladı. Sistem tam kapasiteye ulaştığında yıllık 25 milyar ambalajın geri dönüştürülmesi ve ekonomiye yaklaşık 5,8 milyar TL katkı sağlanması hedeflenmektedir.
DENİZLERDE SIFIR ATIK YAKLAŞIMI
Ajans, denizlerde de çevre yönetimi anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor. Fethiye-Göcek bölgesinde uygulanan Mapa-Şamandıra Projesi ile deniz çayırları korunurken, DERİA uygulaması sayesinde teknelerin çevre dostu bir şekilde konaklaması sağlanıyor. Ayrıca, Mavi Kart Takip Sistemi ile gemilerden kaynaklanan atıkların izlenmesi ve deniz kirliliğinin önlenmesi amaçlanıyor. Türkiye, sıfır atık projeleriyle küresel ölçekte örnek bir model olma yolunda ilerliyor ve 2026 yılında ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi'nde bu başarı hikayesini dünyaya anlatmayı hedefliyor.



