DÜNYA
Yayınlanma : 15 Aralık 2025 10:43
Düzenleme : 15 Aralık 2025 10:43

Sidney'deki dehşet: Katliam araçlarından DAEŞ bayrakları çıktı, görgü tanıkları dehşeti anlattı

Sidney'deki dehşet: Katliam araçlarından DAEŞ bayrakları çıktı, görgü tanıkları dehşeti anlattı
Sidney'deki Bondi Plajı katliamında DAEŞ bayrakları bulundu, saldırganların kimlikleri ve geçmişleri araştırılıyor. Görgü tanıkları dehşet anlarını anlatırken, cesur bir Suriyeli manavın müdahalesi de öne çıktı.

Avustralya'nın Sidney kentindeki Bondi Plajı'nda meydana gelen ve 16 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından, katliamın ardındaki sır perdesi aralanmaya başlandı. Saldırganların kullandığı araçta terör örgütü DAEŞ'e ait bayrakların bulunması, olayın boyutunu daha da karmaşık hale getirdi.

ARAÇTAN DAEŞ BAYRAKLARI ÇIKTI

Sidney'deki Bondi Plajı'nda Yahudilerin Hanuka bayramı kutlamalarını hedef alan silahlı saldırıda 16 kişi hayatını kaybederken, 40 kişi de yaralandı. Yaralılardan beşinin durumunun kritik olduğu belirtildi. Saldırıyı gerçekleştiren baba ve oğul olduğu açıklanan iki kişinin kimlikleri Sajid Akram ve Naveed Akram olarak duyuruldu. Polis, saldırganların terör örgütü DAEŞ mensubu olabileceği şüphesi üzerinde duruyor. Avustralya ulusal yayıncısı ABC News'in haberine göre, saldırganların aracında iki adet DAEŞ bayrağı bulundu. Baba Akram'ın ruhsatlı altı silahı olduğu ve saldırıda bu silahları kullandığı bildirildi.

ÖĞRENCİ VİZESİYLE GELMİŞ

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, şüphelilerin 2019 yılında güvenlik birimlerinin radarına takıldığını ancak o dönemde devam eden bir tehdit veya şiddet eğilimi belirtisi bulunmadığına karar verildiğini söyledi. İçişleri Bakanı Tony Burke ise babanın 1998 yılında öğrenci vizesiyle Avustralya'ya geldiğini ve 2001 yılında eş vizesine geçtiğini belirtti. Baba Akram'ın son olarak 1998'de öğrenci vizesiyle Avustralya'ya geldiği, 2001'de ise eş vizesine geçtiği ve o tarihten bu yana yalnızca üç kez yurt dışına çıktığı, her seferinde oturma izniyle ülkeye geri döndüğü açıklandı. Ayrıca babanın 'hobi amaçlı avcılık ruhsatı'na sahip olduğu da öğrenildi. Saldırganların, plaja yaklaşık 30 dakikalık mesafede bulunan tek katlı bir evi yaklaşık iki haftadır kiralık olarak kullandıkları ortaya çıktı.

KATLİAMDAN KURTULANLAR DEHŞETİ ANLATTI

Saldırı sırasında plajda bulunan görgü tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı. Saldırıda başından vurulan Arsen Ostrovsky, tam bir kaos yaşandığını ve insanların rastgele ateş açan saldırganlar tarafından vurularak yere düştüğünü gördüğünü söyledi. 25 yaşındaki öğrenci Camilio Diaz ise yaklaşık 10 dakika boyunca silah seslerinin duyulduğunu ve durumun şok edici olduğunu belirtti. Sahilde bulunan İngiliz bir turist de siyahlar içindeki iki tetikçinin yarı otomatik tüfekler kullandığını gördüğünü aktardı. Olayda hayatını kaybeden en küçük kurbanın 10 yaşındaki bir kız çocuğu olduğu öğrenildi. Suriyeli manav Ahmed el-Ahmed'in, saldırganlardan birinin elinden silahını alarak cesurca müdahale ettiği ve yaralandığı bildirildi. Ahmed için başlatılan bağış kampanyasında kısa sürede 132 bin 900 dolar toplandı.