Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Ukrayna'daki savaşın uzaması ve işgal altındaki bölgelerden gelen tehditler nedeniyle artan suikast korkusuyla kendini sarayına kapattığı iddia edildi. The Financial Times'ın haberine göre, Putin günlerdir ne basına görünmüyor ne de güvenli olduğu düşünülen villasının dışına adım atıyor.
GÜVENLİK ÇEMBERİ DARALIYOR
Putin'e yakın kaynaklar, Federal Koruma Servisi'nin (FSO) başkan etrafındaki güvenlik önlemlerini her geçen gün artırdığını ve en yakınındaki isimleri dahi koruma altına aldığını belirtiyor. Moskova'daki bilgilere göre, Putin sivil işlerden tamamen uzaklaşmış durumda ve izolasyonu giderek artıyor. Liderin zamanının büyük bir kısmını yer altı sığınaklarında savaşın yönetimini sürdürerek geçirdiği öne sürülüyor. Avrupa istihbarat servislerine yakın çevreler, bu kopuşun pandemi döneminden bu yana görülmemiş bir seviyeye ulaştığını vurguluyor.
DARBE VE SUİKAST ENDİŞESİ TAVAN YAPTI
Kremlin içinde darbe veya suikast endişesinin özellikle Mart ayından itibaren zirveye ulaştığı belirtiliyor. Ukrayna'nın 'Örümcek Ağı Operasyonu' ile Rusya içindeki TIR'lardan havalanan İHA'ların Rus bombardıman uçaklarını vurması, bu korkuları tetikleyen başlıca etkenlerden biri oldu. Geçen yıl Kuzey Kutup Dairesi ötesindeki hava üslerinin vurulması ve ABD'nin Venezüella lideri Nicolás Maduro'yu ele geçirmesi gibi olaylar, Putin'in yakın çevresinde büyük bir alarm durumuna yol açtı. Bu nedenle, başkanla yüz yüze görüşecek kişilere uygulanan güvenlik taramaları her zamankinden daha sıkı hale getirildi. Putin ve ailesinin Moskova veya Valday'daki resmi konutları yerine Krasnodar gibi bölgelerdeki güvenli sığınaklarda yaşadığı, aşçılar ve korumalar gibi personelin toplu taşıma kullanmasının veya internete bağlı cihazlar taşımasının yasaklandığı, hatta evlerine özel izleme sistemleri kurulduğu bildirildi. Devlet medyası ise Putin'in önceden kaydedilmiş görüntüleriyle her şeyin yolunda olduğu algısını sürdürüyor.
SAVAŞ ODAKLI YENİ GÜNDEM
Putin'in günlük öncelikleri tamamen savaş odaklı bir hale gelmiş durumda. Eskiden jeopolitik meselelere daha geniş bir perspektiften bakan Putin'in vaktinin yüzde 70'ini sadece savaşı yönetmeye ayırdığı ifade ediliyor. Savaşla doğrudan ilgisi olmayan bürokratların başkanla görüşme imkanının birkaç aya indiği, Putin'in her gün askeri yetkililerle bir araya gelerek cephedeki en küçük yerleşim birimlerinin bile durumunu detaylıca incelediği belirtiliyor. Analist Andrei Kolesnikov'un 'Putin yüzünü bayrakla kapatan bir heykel gibi davranıyor ve artık hiçbir şeyi görmek veya duymak istemiyor. Sadece hayatın her alanını kontrol eden güvenlik servislerini dinliyor ve halkın bu baskıcı yeni normale zamanla alışacağını umuyor' şeklindeki yorumu, durumu özetler nitelikte. Putin'in halktan bu denli uzaklaşması, savaşın getirdiği yorgunluk ve artan ekonomik sorunlarla birleşince Rus toplumunda ciddi bir huzursuzluk yaratıyor. Eleştirinin ölümcül sonuçları olan Rusya'da, sosyal medyada sıradan vatandaşlar ve fenomenler internet kısıtlamaları ve vergileri açıkça eleştirmeye başladı. Fenomen Viktoria Bonya'nın milyonlarca izlenen videosu, Kremlin'i bu toplumsal tepkiyi kabul etmeye zorladı.



