Finansal İstikrar Komitesi'nin son toplantısında, POS ve benzeri ödeme sistemlerinin amaç dışı kullanımlarına karşı alınacak tedbirler gündeme damgasını vurdu. Bu durum, milyonlarca insanın kullandığı bu cihazların potansiyel risklerini yeniden gözler önüne serdi.
POS CİHAZLARININ SUİSTİMAL EDİLMESİ
TÜRMOB Başkanı Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, POS cihazlarının kötü niyetli kişiler tarafından farklı amaçlarla kullanılabildiğini belirtti. Özellikle kuyumculuk, kozmetik, kuaförlük, gıda ve restoran sektörlerinde üçüncü şahıslara ait kredi kartlarının kullanıldığına dikkat çeken Yıldız, mal veya hizmetten fiilen başka kişilerin yararlanabildiğini söyledi. Bu tür durumların tespiti, fiili tespitler veya yoklamalarla mümkün olmakla birlikte, beyan yoluyla ispatın oldukça güç olduğunu vurguladı. Fatura ile POS ödemesi arasındaki tutarsızlıklar ve POS'ta kullanılan kart sahibinin farklı olması gibi durumlar, amaç dışı kullanımı ortaya çıkarabilecek ipuçları sunuyor.
KARANLIK FAALİYETLERİN ARACI MI?
Yıldız, büyük ve sorunlu işlemlerin çoğunlukla özel ve yüksek limitli 'mail order' yöntemiyle yapıldığını ve bu işlemlerin mal ve hizmet hareketiyle uyumunun incelenmesi gerektiğini ekledi. Akaryakıt sektöründe de benzer sorunlar yaşansa da, Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi ile bu problemlerin büyük ölçüde giderildiği belirtildi. Ancak POS ve benzeri ödeme sistemlerinin kara para aklama konusunda da önemli bir araç olduğunun altı çizildi. Yasa dışı kumar, sanal bahis, tefecilik ve dolandırıcılık olaylarında bu sistemlerin yaygın olarak kullanıldığı, aracılık eden işletmelerin ise vergi yükümlülüklerini yerine getirme pahasına suç gelirini aklamaya aracılık edebildiği ifade edildi.
ÖNLEYİCİ TEDBİRLER VE MÜCADELE
Suistimallerin önlenmesi amacıyla, bankaların verdiği POS cihazlarına kullanım limiti uygulanması ve suç gelirinin aklanması mevzuatı kapsamında uyumluluk yükümlülüklerinin sıkılaştırılması büyük önem taşıyor. Finansal İstikrar Komitesi'nin bu konuyu gündemine alması, sadece kayıt dışılıkla mücadele açısından değil, aynı zamanda finansal istikrarın korunması ve suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele açısından da kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Komitenin özellikle serbest fonlar ve para piyasası gibi alanlardaki bu tür kullanımların önlenmesi üzerine odaklandığı anlaşılıyor.



