Güney Kore'de yaşanan son bir hırsızlık olayı, yapay zeka çağının beklenmedik bir krizi tetiklediğini gözler önüne serdi. Tasarım ofisine giren hırsızlar, pahalı monitörler ve diğer cihazları bir kenara bırakarak, sadece parmak büyüklüğündeki dört adet Micron DDR5 bellek çubuğunu çaldılar. Bu olay, yapay zekanın yükselişiyle birlikte küresel çapta yaşanan bellek kıtlığı ve artan fiyatların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
RAM FİYATLARI UÇUŞA GEÇTİ
Eylül 2025'te yaklaşık 200 dolara satılan 32 GB'lık DDR5 5600 bellek kitlerinin fiyatı, sadece birkaç ay içinde 800 dolara fırladı. Daha hızlı olan 6000 MHz versiyonları ise 900 dolara kadar yükseldi. Bu durum, bellek çip fiyatlarında %300'e varan bir artışa işaret ediyor. TrendForce verilerine göre bu krizin temel nedeni, dev bulut sağlayıcılarının yapay zeka modellerini eğitmek ve çalıştırmak için piyasadaki yüksek performanslı belleklerin tamamını adeta "süpürmesi."
YAPAY ZEKA EKOSİSTEMİNİN GİZLİ MALİYETİ
Bu küçük bellek çipleri, üretim süreçlerinde büyük miktarda ultra saf su, kimyasal madde ve yenilenemez enerji tüketiyor. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, veri merkezleri 2024'te küresel elektriğin %1,5'ini (415 terawatt saat) tüketti. Yapay zeka devrimiyle birlikte bu rakamın 2030'a kadar iki katından fazla artarak 945 terawatt saate ulaşması bekleniyor. Tipik bir yapay zeka veri merkezi, 100.000 evin tükettiği elektriği tek başına harcayabilir. Bu durum, dijitalleşmenin ve yapay zekanın çevresel etkilerini de gözler önüne seriyor. Renkli ışıklarla donatılmış şeffaf kasalar, hırsızlara içerideki değerli RAM'leri sergileyerek risk oluşturuyor. Şirketlerin daha güvenli kasalara geçmesi ve donanım odalarını kilitlemesi önem kazanıyor. Sistemleri tamamen yenilemek yerine sadece belleği yükseltmek, donanımları geri dönüştürmek ve yeşil enerji kullanan bulut sistemlerine yönelmek, bu artan maliyet ve çevresel etkiyi azaltmak için atılması gereken adımlar olarak öne çıkıyor.



