CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in son dönemdeki bazı belediye başkanlarıyla olan yoğun telefon ve mesaj trafiği, parti içinde yeni bir gerilimin fitilini ateşledi. Özellikle Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ve Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile yaşanan olaylar, parti kulislerinde esprili ama bir o kadar da iğneleyici yorumlara neden oluyor. Bazı CHP'li milletvekilleri ve belediye başkanlarının, "Belirli bir saatten sonra Genel Başkan'la telefonla konuşmayı ve mesajlaşmayı yasaklamamız gerekiyor" gibi ifadeler kullandığı belirtiliyor. Bu söylemlerin temelinde, kamuoyuna yansıyan Köksal ve Özarslan krizleri yatıyor.
Özel'in Mesajları Kamuoyunda Tartışma Yarattı
Burcu Köksal'ın AK Parti'ye geçme ihtimali üzerine Özgür Özel'in Köksal'a gönderdiği sert mesajların televizyon ekranlarında yer bulması, parti içinde de ciddi bir tartışma konusu oldu. Ancak asıl kırılmanın, daha önce Mesut Özarslan ile yaşanan ve Özel'in oldukça ağır ifadeler kullandığı mesajlaşma kriziyle yaşandığı ifade ediliyor. Bu olaylar, Özel'in liderlik anlayışını ve kriz anlarındaki iletişim biçimini sorgulayan bir tartışma zemini oluşturdu.
Liderlik Tarzı ve 'WhatsApp Siyaseti' Sorgulanıyor
Parti yöneticileri, kriz anlarında yapılan özel yazışmaların ve anlık öfkeyle verilen tepkilerin siyasetin merkezine taşınmasının, Özgür Özel'in liderlik tarzı açısından yeni bir tartışma alanı açtığına inanıyor. Özellikle belediye başkanları ve örgüt yöneticileri arasında, "telefon diplomasisinin" artık riskli hale geldiği yönünde yorumlar yapılıyor. Bazı isimlerin ise bu süreçte yazılı iletişim yerine yüz yüze görüşmeyi tercih etmeye başladığı konuşuluyor. CHP'de yaşanan bu son olaylar, parti içinde "WhatsApp siyasetinin sınırları"nın yeniden çizilmesi gerektiği yönündeki bir tartışmayı da beraberinde getirmiş durumda.



