ABD, İran ile artan gerilimler karşısında Orta Doğu'daki askeri varlığını gözle görülür şekilde güçlendiriyor. Pentagon, bölgeye büyük miktarda deniz ve hava gücü sevk etme kararı aldı. Bu kapsamda bir uçak gemisi taarruz grubu, gelişmiş savaş uçağı filoları ve füze savunma sistemleri hızla bölgeye yerleştiriliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce Amerikan kuvvetlerinin hazır olduğunu belirtmesinin ardından, İran'ın olası bir saldırıyı askıya aldığını açıklamasının ardından gelen bu hamle, Washington'ın bölgedeki askeri tehdidi yeniden tesis etme çabasını net bir şekilde ortaya koyuyor.

STRATEJİK YETERSİZLİĞİN GİDERİLMESİ
Bu ani güç takviyesi, ABD'li askeri yetkililerin ocak ayı başında bölgenin büyük bir çatışmaya hazır olmadığını değerlendirdiği yönündeki raporların ardından geldi. ABD basınına göre Trump, İran'daki protestolara yönelik baskılara karşı çeşitli yanıt seçeneklerini değerlendirse de lojistik engellerle karşılaştı. Amerikan askeri gücünün önemli bir kısmı daha önce Karayipler ve Asya'ya kaydırılmıştı, bu durum Orta Doğu'nun sürdürülebilir operasyonlar için yetersiz kalmasına neden olmuştu. New York Times'a konuşan üst düzey bir askeri yetkili, bölgedeki komutanların ABD mevzilerini güçlendirmek ve olası İran misillemelerine karşı savunmayı artırmak için ek süre talep ettiğini belirtti. İsrail Başbakanı Netanyahu'nun da Trump'ı, İsrail'in İran misillemesine hazırlıklı olmadığı konusunda uyardığı bilgisi paylaşıldı. Bu durum, ABD'nin Haziran 2025'te İran'ın nükleer tesislerine düzenlediği operasyonla çelişiyor. Washington, ocak ayındaki lojistik yetersizliklerin tekrarlanmaması için hızlı bir kuvvet oluşturma emri verdi.

DENİZ VE HAVA GÜCÜNÜN PROJEKSİYONU
Yapılan takviyenin merkezinde, ABD'ye ait 'USS Abraham Lincoln (CVN 72)' uçak gemisinin Orta Doğu'ya konuşlandırılması yer alıyor. Bu uçak gemisinde, karanın iç kesimlerine kadar etki gösterebilen gelişmiş bir hava gücü olan 'Carrier Air Wing (CVW) 9' bulunuyor. Bu hava kanadı, F-35C Lightning II savaş uçakları, F/A-18E/F Super Hornet filoları ve düşman hava savunmasını bastırmak için tasarlanmış EA-18G Growler elektronik taarruz uçaklarını içeriyor. Uçak gemisine, güdümlü füze destroyerleri olan 'USS Frank E. Petersen Jr. (DDG-121)', 'USS Michael Murphy (DDG-112)' ve 'USS Spruance (DDG-111)' eşlik ediyor. Bu gemiler, bölgede zaten bulunan güçlü deniz gücüne katılıyor. ABD'nin bölgede çok sayıda 'Arleigh Burke' sınıfı destroyer bulundurduğu ve bu gemilerin 'Tomahawk' seyir füzeleri de dahil olmak üzere çeşitli füzeleri ateşleyebilen sistemlere sahip olduğu belirtiliyor. Bu yapılanma, ABD güçlerine uluslararası sulardan İran'ın iç kesimlerine hassas saldırılar düzenleme yeteneği sağlıyor. Ayrıca, gemi grubunda ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) tarafından operasyonel olduğu doğrulanan nükleer güçle çalışan saldırı denizaltıları da yer alıyor ve bu da armadaya gizli seyir füzesi yeteneği ekliyor.

HAVA ÜSTÜNLÜĞÜ VE SAVUNMA KABİLİYETİ
Deniz gücündeki yığınağa paralel olarak ABD Hava Kuvvetleri de kara temelli saldırı potansiyelini artırdı. Hava gücünün yeniden konuşlandırılması kapsamında, İngiltere'deki Lakenheath üssünden Ürdün'deki Muwaffaq al Salti Hava Üssü'ne yaklaşık bir düzine F-15E Strike Eagle savaş uçağı sevk edildi. Bu uçaklar, İran'ın altyapısını hedef almak için gerekli hassas güdümlü mühimmat ve sığınak delici bombaları taşıyabiliyor. Havada yakıt ikmali sağlayan ve jetlerin menzilini artıran KC-135 Stratotanker'ların da bölgede bulunduğu biliniyor. ABD, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Al Dhafra Hava Üssü'nde MQ-9 Reaper tipi insansız hava araçları dahil olmak üzere keşif uçakları kullanmaya devam ediyor. İstihbarat yeteneklerini güçlendirmek amacıyla bir RC-135W Rivet Joint uçağı kısa süre önce Katar'a indi. Bu platform, İran'ın radar ve iletişim ağlarını izleyerek gelen saldırı güçleri için hedef bilgileri topluyor. ABD, İsrail'in de gündeme getirdiği İran balistik füzelerine yönelik olası misilleme riskine karşı askerlerini ve müttefiklerini korumak için savunma pozisyonunu güçlendirdi. Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'nde yeni bir koordinasyon hücresi açıldı. Bu birim, entegre hava ve füze savunmasını güçlendirmeyi hedefliyor. Patriot ve THAAD sistemleri İsrail ve BAE'ye konuşlandırılırken, Katar, Kuveyt ve Ürdün'deki üslerdeki Patriot sistemleriyle destekleniyor. USS Abraham Lincoln grubunun ve ek hava filolarının konuşlandırılmasıyla bölgeye yaklaşık 5 bin 700 ABD askeri daha katıldı ve bu artışla Orta Doğu'daki ABD askeri sayısı yaklaşık 50 bine ulaştı.


