TBMM Dilekçe Komisyonu'nun 'İlköğretim ve Ortaöğretimde Akran Zorbalığı' başlıklı taslak raporu, Türkiye'deki okullarda giderek artan bir tehdit olan akran zorbalığına ışık tutuyor. Rapor, acil eylem planlarının gerekliliğini vurgularken, güvenli okul politikalarının hayata geçirilmesi, müfredatın empati ve sosyal beceriler üzerine yeniden şekillendirilmesi, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğrenciler için güvenli bildirim kanallarının oluşturulması ve siber zorbalığa karşı yasal tedbirlerin alınması gibi kritik adımları sıralıyor.
MECLİS''TEN ŞOK EDEN VERİLER ORTAYA KONDU
Meclis Akran Zorbalığını Araştırma Alt Komisyonu'nun çarpıcı verilerine göre, Türkiye'de öğrencilerin yüzde 50'den fazlası zorbalık yaparken, mağduriyet yaşayanların oranı ise yüzde 70'e dayanmış durumda. Yaklaşık 18 milyon öğrencinin bulunduğu ülkede, 10 milyona yakın öğrencinin ya zorbalığa maruz kaldığı ya da zorbalık eylemlerine karıştığı tahmin ediliyor. Özellikle planlama, odaklanma, duygu yönetimi ve sosyal becerilerde zorlanan çocukların risk grubunda olduğu ve bu çocukların en az bir zorbalık türüne maruz kalma oranının yüzde 27,2 olduğu raporda belirtiliyor.
DÜNYA DENEYİMLERİ TÜRKİYE''YE UYARLANACAK
Taslak rapor, uluslararası alanda başarıyla uygulanan akran zorbalığıyla mücadele modellerine de dikkat çekiyor. Okul genelinden bireysel müdahaleye kadar geniş bir yelpazede zorbalığı %20 ila %70 oranında azaltabilen Olweus Programı, tanık öğrencilerin müdahale becerilerini artırarak mağdurlara destek olan Finlandiya'nın KiVa Programı, çok kültürlü ortamlarda sosyal öğrenmeyi güçlendiren Avusturya'nın ViSC Programı, akran desteğine dayalı İtalya'nın NoTrap! modeli ve çocuklarda aidiyet duygusunu güçlendirerek zorbalığı önlemeyi hedefleyen İskandinav ülkelerinin 'Free of Bullying' programı gibi örnekler inceleniyor. Bu modellerin Türkiye'nin sosyo-kültürel yapısına uygun şekilde uyarlanması hedeflenirken, uzmanlar cezai yaptırımların yanı sıra önleyici ve eğitici politikaların da hayati önem taşıdığına vurgu yapıyor.



