Otomotiv dünyasında elektrikli araçlara geçiş fırtınası eserken, pazarın acımasız gerçekleri bazı dev üreticileri planlarını yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Nissan gibi bir devin, ABD'deki iddialı elektrikli üretim planını rafa kaldırması, bu dönüşümün ne denli sancılı olabileceğinin bir kanıtı.
ABD'DE ELEKTRİKLİ ARAÇ SÖZÜNÜN GÖRDÜĞÜ ZARAR
Japon otomotiv devi Nissan, Mississippi eyaletindeki Canton fabrikasında hayata geçirmeyi planladığı elektrikli araç (EV) üretim hattı projesini resmen iptal ettiğini duyurdu. Bu şok kararın ardında yatan temel sebep ise ABD pazarında elektrikli otomobillere olan talebin beklenenin altında kalması ve tüketici eğilimlerinin farklı yönlere kayması. Özellikle geçen yıl sona eren yeşil araç teşviklerinin ardından elektrikli otomobillere olan ilgide belirgin bir düşüş yaşandığı rapor ediliyor. Nissan, bu nedenle Canton tesisinde üretilmesi planlanan iki yeni elektrikli SUV modelinin projesini iptal ederek, mevcut pazar talebinin daha yüksek olduğu benzinli (içten yanmalı) modellerin üretimine odaklanma kararı aldı. İptal edilen bu büyük yatırımın 2028 sonu veya 2029 başı gibi bir tarihte faaliyete geçmesi hedefleniyordu. Nissan, kısa vadede ABD operasyonlarında üretim odağını geleneksel motor teknolojilerine kaydırırken, mevcut elektrikli modeli Leaf'in satışlarının devam edeceğini ancak yerel üretim kapasitesinin artırılmayacağını belirtti.
PİYASA DEĞİŞİMLERİ SADECE NİSSAN'I VURMADI
Piyasadaki bu türden değişimler ve zorluklar sadece Nissan ile sınırlı kalmadı. Bir diğer Japon otomotiv devi Toyota da küresel satışlarında kayda değer bir düşüşle karşı karşıya kaldı. Mart ayı verilerine göre Toyota'nın dünya genelindeki toplam satışları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %7,3 oranında azalarak 897 bin 871 adede geriledi. Bu düşüşte özellikle Orta Doğu pazarındaki daralma ve şirketin üretim süreçlerinde yaşanan model geçişlerinin etkili olduğu belirtiliyor. Bu gelişmeler, küresel otomotiv sektörünün elektrikli dönüşüm sürecinde ne denli hassas bir denge üzerinde ilerlediğini ve pazar koşullarının üreticilerin stratejilerini ne kadar hızlı değiştirebildiğini gözler önüne seriyor.



