New York'un en işlek bölgelerine yakınlığına rağmen insan yaşamından 60 yıldır izole edilmiş North Brother Adası, şehrin ortasında adeta zamanın durduğu bir cennet olarak öne çıkıyor. Bronx ve Rikers Adası arasında konumlanan bu ada, New York City Parks tarafından South Brother Adası ile birlikte kuşlar için ayrılmış bir doğal yaşam alanı olarak sınıflandırılmış durumda. Günümüzde adaya yalnızca bilimsel ve akademik amaçlı özel izinlerle erişim mümkün.
KARANTİNA SONRASI DOĞANIN YUVASI
Adanın yerleşime açılması 1880'lere dayanıyor. Bir dönem Riverside Hastanesi'ne ev sahipliği yapan ada, bulaşıcı hastalık taşıyanların şehirden uzaklaştırıldığı bir karantina merkezi olarak kullanıldı. Özellikle çiçek, tifo ve tüberküloz gibi salgın hastalıkların yayılmasını önlemede stratejik bir rol üstlendi. Savaş sonrası konaklama yeri ve 1950'lerde gençlik rehabilitasyon merkezi olarak da işlev gören ada, 1963'te tüm tesislerin kapatılmasıyla insan yerleşimine tamamen kapandı.
TERK EDİLMİŞLİK MİRASI: YAPILAR DOĞAYLA BÜTÜNLEŞTİ
Tam 60 yıldır boş duran North Brother Adası'ndaki hastane binaları ve diğer idari yapılar, zamanla doğanın gücüne teslim olmuş durumda. Bitki örtüsüyle kaplanan, ağır hasar görmüş bu yapılar, modern New York silüetinin tam ortasında beton ve tuğla kalıntıların yabani bitkilerle iç içe geçtiği, metropol hayatıyla zıt bir görüntü sergiliyor. Şehir yönetimi, yıkılmaya yüz tutmuş bu yapıları restore etme veya adayı turizme açma gibi bir plan gütmüyor. Böylece North Brother Adası, New York'un içinde, dokunulmamış ve en büyük terk edilmiş yerleşim alanı olma özelliğini korumaya devam ediyor.


