İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da yapmayı planladığı görüşmeyi, ABD-İran müzakerelerini etkilemek amacıyla erkene aldığı iddia edildi. İsrail basınına göre, daha önce 18 Şubat'ta planlanan ziyaret, 11 Şubat'a çekildi. Bu görüşme, Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başından bu yana iki lider arasında gerçekleşecek yedinci temas olacak.
İSRAİL'İN İRAN KAYGILARI VE MÜZAKERE TALEPLERİ
İsrail yönetimi, İran ile yürütülen müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmamasını, füze programı ile Tahran'ın bölgedeki müttefiklerine verdiği desteğin de müzakere gündemine dahil edilmesini istiyor. Ancak, Umman'da yapılan ABD-İran görüşmelerinin ilk turunun ardından, İsrail'in Trump yönetiminin bu taleplere ne ölçüde bağlı kalacağı konusunda tereddüt yaşadığı belirtiliyor. İran'ın artan füze kapasitesi İsrail açısından 'kırmızı çizgi' olarak görülüyor ve Netanyahu'nun Washington temaslarında bu konuyu netleştirmeyi hedeflediği ifade ediliyor.
TRUMP YÖNETİMİNE YÖNELİK STRATEJİK ENDİŞELER
İsrail gazetesi Maariv, Trump yönetiminin İran politikasına ilişkin ciddi bir belirsizlik olduğunu yazdı. Haberde, ABD'nin müzakereler yoluyla İran üzerindeki baskıyı artırıp artırmayacağı veya farklı bir strateji izleyip izlemeyeceğinin İsrail'de yoğun şekilde tartışıldığı aktarıldı. İsrail, İran'a yönelik olası Amerikan hamlelerini 'nadir görülen stratejik bir fırsat' olarak değerlendiriyor, ancak ABD'nin muhtemel bir operasyonu başlatıp tamamlamaması Tel Aviv'de büyük bir endişe kaynağı.
ZİYARETİN HEDEFLERİ VE DİĞER GÜNDEM MADDELERİ
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, Netanyahu, Washington temaslarıyla ABD-İran görüşmelerinin gidişatını etkilemeyi ve İsrail’in ulusal güvenliği açısından temel gördüğü başlıkları gündeme taşımayı amaçlıyor. Ziyaretin bir diğer önemli başlığını Gazze Şeridi oluşturuyor. Netanyahu'nun, Hamas silahsızlandırılmadan Gazze’nin yeniden inşasına izin verecek bir diplomatik sürece dahil olunmasından endişe ettiği ve İsrail’in tutumunun 'Gazze tamamen silahsızlandırılmadan yeniden inşa sürecine başlanmaması' yönünde olduğu belirtiliyor. Ayrıca, Türkiye ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerine F-35 satışıyla ilgili temaslarda, İsrail ordusunun teknolojik üstünlüğünün korunması konusunun da görüşüleceği ifade edildi.



