45 yıl İsrail zindanlarında geçiren Nael Barguti, özgürlüğüne kavuştuktan sonra önemli açıklamalarda bulundu. Barguti, Filistinli mahkumların en kıdemlisi olarak biliniyor ve hapishane yıllarını, Gazze'deki soykırımı ve İslam dünyasının durumunu ele aldı. Direnişle geçen hapishane hayatını anlatan Barguti, Filistin halkının sabrının bir sembolü olduğunu vurguladı.
DİRENİŞ VE SABIR
Barguti, 'Benim 45 yıllık sabrım, halkımızın sabrının bir uzantısıdır. Babam, annem ve içinde yaşadığım toplumsal çevre sabırlıydı. Şehitler verdiler, mücadele ettiler. Bu direniş bize şu dersi veriyordu: Biz teslim olmayacağız. Tıpkı işgallere ve sömürgeye karşı direnen halklar gibi. Cezayir’de, Vietnam’da, Türkiye’de olduğu gibi.' diyerek direnişin önemini belirtti.
İSLAM DÜNYASINA ÇAĞRI
Barguti, İslam dünyasına da bir çağrıda bulundu: 'Benim çağrım, bütün Arap ve İslam dünyasına. Eğer Filistin direnişinin yanında durmazsanız, eğer bu siyonist ırkçılığa karşı gücünüzle, imkânlarınızla mücadele etmezseniz sıra size gelecek. Bir gün siz de bu ırkçı yapının kölesi haline getirileceksiniz. Hiçbir halk, siyonizmin esaretini kabul etmemeli. Hiçbir millet, Batılı emperyalizmin uşağı olmamalı.' Açıklamalarında Türkiye ile olan tarihi bağların derinliğine de değinen Barguti, kardeşliğin kanla yazılmış bir ortak kader olduğunu ifade etti.
TÜRKİYE İLE BAĞLAR
Barguti, Batı'nın Türkiye'yi zayıflatmak için uzun yıllardır çalıştığını ve geçmişte Osmanlı'yı, bugün de Türkiye'yi hedef aldığını savundu.



