Portekizli teknik direktör Jose Mourinho'nun, efsanevi kulüp Real Madrid ile olası bir anlaşma zemini oluşturmak adına masaya sürdüğü şartlar, futbol camiasında derin yankı uyandırdı. AS gazetesinde yer alan bilgilere göre, Mourinho'nun talepleri, geleneksel beklentilerin çok ötesinde, adeta bir devrim niteliği taşıyor.
TARAFTAR DEĞİL, BAŞKAN İLE MUHATAP OLACAK
Mourinho'nun en dikkat çekici taleplerinden biri, kulüp içi işleyişteki hiyerarşiyi yeniden tanımlama girişimi. Yalnızca kulüp başkanı Florentino Perez ile doğrudan temas kurmak istediğini belirten tecrübeli çalıştırıcı, takım dışı meselelere hiçbir şekilde dahil olmayı reddediyor. Bu durum, yönetim ile teknik direktör arasındaki geleneksel diyalog biçimini kökten değiştirebilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor.
KADRO SEÇİMİ VE SAĞLIK EKİBİNE TAM YETKİ
Kadro yapılanması konusunda tam yetki talep eden Mourinho, transfer süreçlerine müdahale istemiyor ve kendi belirlediği oyuncuların dışında kalanları takımda görmek istemediğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu doğrultuda, istenmeyen oyuncuların yaz döneminde kulüpten ayrılması da şart koşulan maddeler arasında yer alıyor. Ayrıca, kendi ideal teknik ekibiyle çalışmak isteyen Mourinho'nun, kulübün önemli figürlerinden kondisyoner Antonio Pintus'un ayrılmasını talep etmesi de ayrıca dikkat çekiyor. Sağlık ekibi konusunda da radikal bir değişikliğe giden tecrübeli hoca, sakatlık teşhislerinde yaşanabilecek olası hataların önüne geçmek adına daha kapsamlı ve çok yönlü bir sağlık heyeti kurulmasını istiyor.
TİCARİ TURNUVALAR REDDEDİLDİ, 'YA HEP YA HİÇ' SİNYALİ
Mourinho'nun bir diğer önemli talebi ise, yaz aylarında düzenlenen ve takımı fiziksel olarak yorduğunu savunduğu ticari turnuvalara katılmama yönünde. ABD ve Asya gibi uzak coğrafyalarda gerçekleştirilen bu organizasyonların, takımın performansını olumsuz etkilediğini düşünen deneyimli teknik adam, bu tür etkinliklerden uzak durulmasını şart koşuyor. Tüm bu şartlar arasında en çarpıcı olanı ise Mourinho'nun sergilediği 'ya hep ya hiç' tavrı. Portekizli çalıştırıcı, sunduğu tüm maddelerin eksiksiz kabul edilmesi halinde anlaşmaya imza atacağını, aksi takdirde bu görevi asla kabul etmeyeceğini net bir şekilde ifade ediyor. Bu durum, Real Madrid yönetimini zorlu bir karar verme süreciyle karşı karşıya bırakıyor.



