Türkiye, havacılık ve savunma sanayisinde motor teknolojilerine yönelik çalışmalarını hızlandırıyor. TRMOTOR şirketi, Milli Muharip Uçak KAAN dahil olmak üzere çeşitli platformlar için yardımcı güç üniteleri (APU) ve hava türbini starter (ATS) sistemlerinin tasarım ve geliştirme süreçlerini yürütüyor. Bu çabalar, ülkenin bu kritik alandaki dışa bağımlılığını sonlandırmayı ve küresel rekabette söz sahibi olmayı hedefliyor.

KAAN'IN KALBİNE YERLİ DOKUNUŞ
TRMOTOR, 2021 yılında KAAN için hayati önem taşıyan APU ve ATS sistemlerinin geliştirilmesi işini üstlendi. 2022'de uçağın ana motorunun kavramsal tasarım sözleşmesini imzalayan şirket, 2024'te TF35000 motorunun geliştirilmesi için TEI ile konsorsiyum anlaşması yaptı. GÖKVATAN dergisinde paylaşılan bilgilere göre, tamamen yerli imkanlarla geliştirilen APU-60'ın ilk entegrasyonunun 2026 yılı içinde yapılması planlanıyor. Bu sistem, uçağın ana motorunu çalıştırmadan önce iklimlendirme ve aviyonik sistemlere güç sağlayacak.

OPERASYONEL HIZ VE BAĞIMSIZLIK SAĞLAYACAK
APU, ana motordan daha küçük bir gaz türbinli motor olarak, platformun elektronik sistemlerinin enerji ihtiyacını karşılıyor. Ürettiği basınçlı hava, ATS'ye aktarılarak ana motorun çalıştırma sürecini başlatıyor. Bu bütünleşik sistem, harici yer ekipmanı ihtiyacını azaltıyor, yerdeki hazırlık süreçlerini kısaltıyor ve operasyonel esnekliği artırarak daha hızlı ve bağımsız harekat imkanı sunuyor.
YENİ PROJELER VE BEKA VURGUSU
TRMOTOR, APU-60'ın yanı sıra APU-40 adlı daha yeni bir yardımcı güç ünitesi üzerinde de çalışıyor. Bu modelin de uçak ve helikopter platformlarına entegrasyonu hedefleniyor. APU-40 projesinde çekirdek motor entegrasyon çalışmaları devam ederken, 2026'nın ilk çeyreğinde testlere başlanması planlanıyor. Şirket Genel Müdürü Osman Saim Dinç, motor teknolojilerini bir 'beka meselesi' olarak değerlendirdiklerini belirterek, bu çalışmaların Türkiye'nin bağımsız savunma sanayisine katkı sunacağını ve kabiliyet kazanımında katalizör etki yaratacağını vurguladı.


