DÜNYA
Yayınlanma : 22 Temmuz 2025 11:51

MİA raporu: DEAŞ'ın Afrika'daki yeni stratejisi

MİA raporu: DEAŞ'ın Afrika'daki yeni stratejisi
Milli İstihbarat Akademisi'nin raporu, DEAŞ'ın Afrika'da yeni bir stratejiyle yeniden yapılanmasını, hibrit ekonomik yapısını ve çevresel faktörlerden beslenmesini ortaya koyuyor ve bölgesel güvenlik işbirliğini güçlendirmeyi öneriyor.

Milli İstihbarat Akademisi (MİA), yayınladığı yeni bir raporda DEAŞ'ın Afrika'daki faaliyetlerini ve yeni stratejisini detaylı bir şekilde ele aldı. Raporda, örgütün kıta genelinde 'vilayetleşme' stratejisiyle kurduğu yapıların, yalnızca güvenlik değil, siyasi, toplumsal ve çevresel boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

DEAŞ'IN AFRİKA'DAKİ YENİDEN YAPILANMASI

Raporda, DEAŞ'ın Irak ve Suriye'deki kayıplarının ardından stratejik odağını Afrika'ya kaydırdığı belirtildi. Kıtadaki zayıf devlet yapıları, sosyoekonomik eşitsizlikler ve güvenlik boşluklarının örgüt için yeni fırsatlar doğurduğu vurgulandı. Örgüt, Afrika coğrafyasında vilayet sistemi üzerinden yeniden yapılandı ve yerel dinamiklerle uyumlu ilişkiler geliştirdi. DEAŞ'ın Sahel'den Mozambik'e kadar uzanan geniş bir alanda etkinliğini artırdığı ve klasik merkezi yapıdan ademi merkeziyetçi bir modele yöneldiği tespit edildi. Libya ve Sina'dan başlayan yayılım, örgütün Batı Afrika, Orta Afrika ve Sahel yapılarını doğurdu. Her bir yapı, yerel koşullara göre şekillenen stratejiler benimsedi. Örgüt, esnek ve parçalı bir ağ halinde faaliyet gösteriyor; bu yapısal geçiş, DEAŞ'ın merkezi kontrol anlayışını önemli ölçüde dönüştürdü.

HİBRİT EKONOMİK YAPI VE TAKTİKLER

DEAŞ, klasik petrol gelirlerinin yerine kaçakçılık, fidye, uyuşturucu ve silah ticareti gibi yasa dışı gelir kaynaklarına yöneldi. Tarım ürünlerinden zorla vergi alma gibi uygulamalar da mevcut. DEAŞ, bu yönüyle çatışma ekonomisinin merkez aktörlerinden biri haline geldi ve hibrit ekonomik yapısıyla suç ağlarıyla iç içe geçmiş bir model sergiliyor. Örgüt, el yapımı patlayıcılar, sivil hedeflere yönelik baskınlar ve insansız hava araçları gibi taktiklerle etkinliğini artırdı. Yerel malzeme ve düşük maliyetli sistemlerin kullanımı, örgüte avantaj sağlıyor. Bu taktikler, Mali, Mozambik ve Nijerya'da önemli güvenlik zafiyetlerine neden oldu ve bu esneklik, örgütün müdahalelere karşı dirençli kalmasına katkı sağladı.

ÇEVRESEL KRİZLER VE YÖNETİŞİM ZAFIYETLERİ

Çevresel krizler de DEAŞ'ın yükselişine destek veriyor. Kuraklık, göç ve su kaynaklarının tükenmesi gibi faktörler, özellikle tarıma dayalı ekonomilerde birey ve toplulukları savunmasız bırakıyor. DEAŞ, bu koşullarda sunduğu alternatif düzen önerileriyle cazip bir aktöre dönüşebiliyor. Bu bağlamda çevresel sorunların da güvenlik stratejilerine entegre edilmesi gerekiyor. Pek çok Afrika ülkesindeki yönetişim zaafları da DEAŞ için elverişli ortam yaratıyor. Sınır güvenliğinin sağlanamaması, yerel güvenlik güçlerinin yetersizliği ve halkla devlet arasındaki uzaklık, örgütün etkinliğini artırıyor. Yolsuzluk ve toplumsal adaletsizlik ise halkın devlete olan güvenini aşındırıyor. Rapor, Türkiye dahil uluslararası aktörlerin müdahalelerinin DEAŞ'ın Orta Doğu'daki etkisini sınırladığını, ancak örgütün stratejik olarak Afrika'ya kaydığını vurguluyor. Bu durum, bölgesel güvenlik işbirliğinin güçlendirilmesi ve kalkınma temelli stratejilerin geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Eğitim, deradikalizasyon programları, propaganda karşıtı stratejiler ve şeffaf yönetişim reformları öneriliyor. Rapor, mia.edu.tr adresinden erişilebilir.