Genç oyuncu Merve Nur Bengi, Milliyet.com.tr'ye verdiği röportajda hem oyunculuk kariyerini hem de kişisel hayatını samimi bir dille anlattı. 'Güller ve Günahlar' dizisindeki Sedef karakteriyle izleyiciyi etkileyen Bengi, Avustralya'dan Türkiye'ye uzanan ilginç yaşam öyküsünü paylaşırken, oyunculuk dışındaki en büyük tutkusunun plak koleksiyonculuğu olduğunu itiraf etti.

AVUSTRALYA'DAN TÜRKİYE'YE UZANAN YOLCULUK
Merve Nur Bengi, Avustralya'da doğduğunu ve ailesiyle birlikte 10 yaşına kadar orada yaşadığını açıkladı. Türkiye'ye dönüş kararının annesinin aşk hikayesiyle şekillendiğini belirten oyuncu, bu değişimin tüm ailesinin hayatını dönüştürdüğünü ifade etti. Türk kültürüne adapte olmanın kendisi için zor olmadığını, kültürel farklılıkları keşfetmeyi sevdiğini söyledi. Yoğun set temposuna rağmen enerjisini koruduğunu, her şeyin yolunda gittiğini ekledi.

OYUNCULUK BİR TUTKU VE DİSİPLİN İŞİ
Oyunculuğun çocukluğundan beri içinde var olan bir istek olduğunu vurgulayan Bengi, sektöre adım attığında en çok şaşırdığı noktanın oyunculuğun sadece kamera önüyle sınırlı olmaması olduğunu dile getirdi. Kendini yönetmek, çevreyi gözlemlemek ve sabır göstermek gibi unsurların önemine değindi. Eğitimin oyunculuk için faydalı olduğunu, profesyonel yaklaşımı öğrettiğini söyleyerek eğitime verdiği değeri gösterdi.
SEDEF KARAKTERİ VE PLAK TUTKUSU
'Güller ve Günahlar' dizisindeki Sedef karakterini ilk okuduğunda hemen benimsediğini belirten Bengi, karakterin çok katmanlı ve yetenekli olduğunu ifade etti. Sedef ile kendisi arasındaki en büyük farkın, Sedef'in bilerek kötülük yapabilme potansiyeli olduğunu, kendisinin ise asla isteyerek zarar vermeyeceğini söyledi. Setin en neşeli isminin Serdar Orçin olduğunu ekledi. Oyunculuk dışında en büyük tutkusunun plak koleksiyonculuğu olduğunu açıklayan Bengi, boş zamanlarını plakçılarda geçirdiğini ve tüm albümlerin bir koleksiyonunu oluşturma hayali kurduğunu paylaştı. Yakın zamanda evlenen oyuncu, aşkı bir insanın hayatına tanıklık etmek istemek olarak tanımladı.


