Mersin'de bir kreşte yaşanan insanlık dışı muamele, bir annenin sarsılmaz kararlılığı sayesinde gün yüzüne çıktı. Şerife D., kızındaki davranış değişikliklerini fark edip yetkililere başvurduğunda umduğu ilgiyi göremeyince, adaleti kendi elleriyle aramaya karar verdi. Bu karar, onlarca çocuğun sessiz çığlığını duyuran bir dönüm noktası oldu.
OYUNCAKLARIN İÇİNDEKİ GERÇEK
Şerife D.'nin çocuğunun oyuncaklarına yerleştirdiği ses kayıt cihazı, kreşin perde arkasındaki karanlık yüzünü belgeledi. Kayıtlarda, çocukların sistematik şiddete maruz kaldığı, dövüldüğü ve psikolojik baskı altında tutulduğu açıkça duyuluyordu. Bu kayıtlar sadece bir annenin şüphelerini doğrulamakla kalmadı, aynı zamanda adli sürecin temel dayanağı haline geldi.
VELİLERİN BİRLEŞEN GÜCÜ
Delilleri elinde bulunduran Şerife D., diğer velilerle bir araya gelerek kolektif bir hareket başlattı. Toplu suç duyurusu, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın derhal harekete geçmesini sağladı. Soruşturma sürecinde, kreş çalışanlarının çocuklara karşı işlediği suçların boyutları daha da netleşti ve 15 masum çocuğun mağdur olduğu anlaşıldı.
ADALETİN ARDINDAKİ İNSAN HİKAYESİ
Mersin 6'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılama süreci, sadece beş kreş çalışanının değil, aynı zamanda bir toplumun vicdanının da yargılandığı bir dava haline geldi. Şerife D.'nin azmi, çocuk hakları mücadelesinde yeni bir sayfa açarken, diğer ebeveynlere de sessiz kalmamanın gücünü gösterdi.



