Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yayımlanan ve 2026-2028 dönemini kapsayan yeni Katılım Öncesi Ekonomik Reform Programı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikalarına ilişkin yol haritasını netleştirdi. Program, TCMB'nin kalıcı fiyat istikrarını sağlamak ve finansal istikrarı korumak amacıyla izleyeceği stratejileri detaylandırıyor.
ENFLASYON HEDEFİ KORUNUYOR, REZERV YÖNETİMİNDE YENİ ADIMLAR
Para politikası kararlarında enflasyon beklentileri, iç ve dış denge, tasarruf eğilimi, kredi koşulları ve talep ile arz yönlü gelişmeler gibi pek çok kritik unsur göz önünde bulundurulacak. Hükümetle ortaklaşa belirlenen orta vadeli yüzde 5'lik enflasyon hedefi kararlılıkla sürdürülecek. Para politikası duruşu, dezenflasyon sürecinin kesintisiz devamını sağlayacak şekilde yapılandırılacak. TCMB, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda yıl sonu odaklı ara hedefler belirlemeye devam edecek. Bu kapsamda 2025, 2026 ve 2027 yılları için sırasıyla yüzde 24, yüzde 16 ve yüzde 9'luk enflasyon ara hedefleri kamuoyu ile paylaşıldı. Fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde oluşmasını temin etmek amacıyla sıkı para politikası duruşu devam ettirilecek.
PİYASA FAİZLERİ UYUMLU SEYREDECEK, REZERVLER ARTIRILACAK
Piyasa faizlerinin politika faizleriyle uyumlu bir seyir izlemesi sağlanarak parasal aktarım mekanizmasının etkinliği desteklenecek. Kredi ve mevduat piyasalarındaki olası beklenmedik dalgalanmalara karşı ek makroihtiyati tedbirler alınabilecek. Likidite koşulları yakından takip edilerek, likidite yönetimi araçları aktif bir şekilde kullanılmaya devam edilecek. Dalgalı döviz kuru rejimi prensibi korunacak ve döviz kurları, serbest piyasa dinamikleri içerisinde arz ve talep dengesine göre belirlenecek. TCMB, döviz kurlarının belirli bir seviyede tutulmasına yönelik bir hedef gütmeyecek ve döviz alım/satım işlemi gerçekleştirmeyecek. Döviz piyasasının etkin işleyişi için gelişmeler yakından izlenerek gerekli önlemler alınacaktır. TCMB, uluslararası rezervlerini sırasıyla güvenli yatırım, likidite ve getiri önceliklerini gözeterek yönetmeye devam edecek ve piyasa koşullarının elverişli olması durumunda rezervlerin artırılması stratejisi sürdürülecektir.



